Durak tutmak nedir, Durak tutmak ne demek
Teknik terim anlamı:
Yerleşmek, ikamet etmek.
Durak tutmak tanımı, anlamı
Dura : Çatının saçağı. Kapı üzerindeki örtme. Artık, geri kalan anlamında kullanılır. Sert. Yaşasın, ölmesin anlamında kullanılan bir isim. Balıkesir kenti, Şevketiye nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin şehri, Kızıltepe ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Samsun şehrinde, Kavak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi
Durak : Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.
Tutma : Tutmak işi. Destekleme. Yanaşma. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.
Tutmak : Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.
Yerleşmek : Yerine iyice oturmak, yerinde sabit olmak. Yer bulup oturmak. Çalışmak üzere bir iş yerine başlamak. Sınav sonucuna göre herhangi bir eğitim kurumunda okumaya hak kazanmak, okumaya başlamak. Yaygın duruma gelmek, tutunmak. Eşyayı yerli yerine koymak. Rahat bir biçimde oturmak. Bir yerde oturmaya, yaşamaya başlamak. Alışılmak, kullanılır olmak.
Yerleşme : Yerleşmek işi. Yerleşim alanı veya merkezi.
İkamet : Bir yerde oturma, eğleşme.
Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.
İkame : Yerine koyma, yerine kullanma. Ortaya koyma. Ayağa kaldırma, ayakta durdurma. Yerine konulan, yerine geçen.
Etme : Etmek işi.
Diğer dillerde Durağanlık yasası anlamı nedir?
İngilizce'de Durağanlık yasası ne demek ? : law of stability

Bu kısımda Durak tutmak nedir? Durak tutmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Durak tutmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Durak tutmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.