Dutiable good türkçesi Dutiable good nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Gümrük vergisine konu olan mal.
  • Gümrüklü mal.

Dutiable good ingilizcede ne demek, Dutiable good nerede nasıl kullanılır?

Dutiable : Vergiye tabi. Gümrük resmine tabi. Gümrüklendirilebilir. Gümrüke tabi. Vergilendirilebilir. Gümrük işlemine tabi olmak. Gümrüklü. Gümrüğe tabi.

Good : Menfaat. Sağlam. Uslu. İyilik. Sağlamlaştırmak. Hayırlı. Emin. Güzel. Sağlığa yararlı. Yarar.

Dutiable goods : Gümrük vergisi ödenmesi gereken, gümrük vergisinden bağışık olmayan mal. Vergiye tabi tutulabilir mallar. Gümrük giriş ambarlarında bulunan gümrük vergisiyle bağımlı her çeşit mal. Gümrük, ekonomi alanlarında kullanılır. Gümrüklü mal. Vergi verilmesi gereken ithal mallar. Gümrüğe tabi mallar.

Dutiable list : Gümrüğe tabi mallar listesi. Gümrük tarife mevzuatına göre dışalımda gümrük vergisi ve resmine tabi olan malların listesi.

A good : Epeyi. En az. Birçok. Epey. Bir hayli.

Bargain good : Kelepir mal. Piyasa fiyatının çok altında satın alınan veya alınabilecek mal.

İngilizce Dutiable good Türkçe anlamı, Dutiable good eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dutiable good ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

 

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Dutiable good synonyms : abnormal budget expenditures, dutiable goods, a shift in demand, ability rent, ability to pay approach, a type mutual funds, a shift in supply.