Earmarks türkçesi Earmarks nedir

Earmarks ingilizcede ne demek, Earmarks nerede nasıl kullanılır?

Earmark : Kulağını işaretlemek. Belirli bir maksat için ayırmak. Ayırmak. Esas nitelik. Bir yana koymak. Ayır. Bir amaç için bir kenara koymak. Damga. Tahsis etmek. Bir kenara ayırmak.

Earmarked : Ayrılmış. Tahsisli. İşaretlenmiş. Bloke edilmiş. Kulağı işaretlenmiş. Belirtilmiş. Belli bir amaca tahsis edilmiş. Yabancı bir banka için ayrılmış. Kulağına işaret konulmuş. Tahsis edilmiş.

Earmarked contribution : Tahsis edilmiş yardım. Belli bir amaç için ayrılmış yardım. Belirlenmiş destek.

Earmarked for : -maya ayrılmış. -maya belirlenmiş. -mak için tahsis edilmiş.

Earmarked for construction : İnşaat için ayrılmış. Bina yapımı kullanımı için belirlenmiş (malzeme para mülk vs).

Spearman rank correlation : Spearman sıra ilgileşimi.

Earmarking of expenses : Gider ayrımı. Üst basamaktaki yöneticilerin alt bölümler için uygun gördüğü harcamalar sınırı.

Automatic firearm : Sağlanan mühimmatı otomatik olarak yükleyen ve atan silah. Otomatik silah. Otomatik ateşli silah.

Earmarked for export : İhracat için belirlenmiş. İhracat için ayrılmış. Bir ülke dışına satış için tahsis edilmiş.

 

Earmuffs : Kulak koruyucuları. Kulakları sıcak tutmaları için kulak üzerine giyilen koruyucu çift (gürültüye karşı korumada da kullanılabilir). Kulak tıkaçları.

İngilizce Earmarks Türkçe anlamı, Earmarks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Earmarks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allots : Tanımak (süre). Kura ile belirlemek. Paylaştırmak. Hisselere ayırmak. Pay etmek. Bölüştürmek. İfraz etmek. Vermek (süre).

Blemishing : Güzelliğini bozmak. Leke. Şaibe. Hata. Karalamak. Bozmak. Özür. Lekelemek. Çirkinleştirmek.

Allocated : Paylaştırmak. Tahsis edilmiş. Ayrıldı. Ayrılmış. Bölüştürmek.

Eagle : Kolorado eyaletinde şehir. On dolarlık sikke. Kartal. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Bürgüt. On dolarlık altın para. İdaho eyaletinde şehir. Tavşancıl.

Cachet : Hususiyet. Saygınlık. Marka. Ayrıcalık. Fark. Alamet. Özellik. Hap. Kapsül.

Allows : İzin vermek. Hesaba katmak. Düşünmek. İndirim yapmak. Koyvermek. Bırakmak. İmkan vermek. Göz önüne almak. İtiraf etmek.

Mark : Etki. Damga vurmak. Leke. İşaretlemek. Mark. İz. İstenen düzey ya da nitelik. Nişan. Alman parası. Yapım imleri.

Allocate : Dağıtmak. Yerini tayin etmek. Paylaştırmak. Pay etmek. Tertip etmek. Bölüştürmek. Özgülemek. Yer ayırmak.

Apportion : Taksim etmek. Pay etmek. Tevzi etmek. Bölüştürmek. Dağıtmak. Paylaştırmak. Eşit olarak taksim etmek. Paylaştırma.

Earmarks synonyms : stylemark, allocate to, distinctiveness, consecrates, distinctive quality, consigns, consecrating, allowing, differentia, distinctive property, allocates, abstract, cancellation, appropriated, accounters, distinctive feature, differentiae, earmark, appropriates, consecrate, charactered, appropriate, imprint, allocating, mold, abstracts, marking, assigns, marker, cachets, consign, allow, lineament.