Eat up türkçesi Eat up nedir

  • Yiyip bitirmek.
  • Haklamak.
  • Kökünü kurutmak.
  • Tüketmek.
  • Yitirmek.
  • Silip süpürmek.
  • Yutmak (kelimeleri).
  • Yiyip tüketmek.
  • Kısa zamanda katetmek.

Eat up ile ilgili cümleler

English: Heat up the water until it boils.
Turkish: Suyu kaynayıncaya kadar ısıt.

English: Eat up the steak and then you can have a candy.
Turkish: Bifteğini bitir ve sonra bir şeker alabilirsin.

English: Go and beat up that bully.
Turkish: Git ve o kabadayıyı döv.

English: Ali beat up Mary.
Turkish: Ali Mary'yi dövdü.

English: Please eat up your dinner.
Turkish: Lütfen akşam yemeğini bitir.

Eat up ingilizcede ne demek, Eat up nerede nasıl kullanılır?

Eat : Buyurmak. Zıkkımlanmak. Çürütmek. Çok yemek yemek. Yemek. Yemek yemek. İçmek (çorba). Kemirmek. Bitirmek. Aşındırmak.

Eat at : Erozyona uğratmak. Aşındırmak. Sürüklemek.

Eat away : Yavaş yavaş yok etmek. Yavaş yavaş yemek. Yavaş yavaş aşındırmak. Sürüklemek. Erozyona uğratmak. Yemek. Aşındırmak. Yiyip durmak.

Eat breakfast : Kahvaltı etmek.

Eat crow : Göt olmak. Bozum olmak. Zorlanmak. Onur kırıcı bir şeye zorlanmak. Tükürdüğünü yalamak. Hatasını kabule zorlanmak.

Eat dinner : Akşam yemeği yemek.

İngilizce Eat up Türkçe anlamı, Eat up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eat up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Dispatch : Telgraf çekmek. Sevk. Yollamak. Bir malın bir yerden bir başka yere, bir kişiden bir başka kişiye gönderilmesi. Öldürmek. Göndermek. Halletmek. İdam etmek. Hız. Hızla bitirmek.

Vanquishes : Yenilgiye uğratmak. Hakkından gelmek. Mağlubiyete uğratmak. Mağlup etmek. Kırmak (kibir). Yenmek.

Demolishes : Yok etmek. İmha etmek. Yıkmak. Tahrip etmek. Yıkmak yok etmek.

Devours : Oburca yemek. Bir çırpıda yiyip bitirmek. Yiyip yutmak. Yakıp yok etmek. Bitirip tüketmek. Mideye indirmek. Silip süpürmek (yemeği). Yiyip bitirmek (bir duygu). Bir çırpıda bitirmek.

Clobber : Eşek sudan gelene kadar dövmek. Acımasızca dövmek. Eleştirmek. Yenmek. Kıyasıya dövmek. Eşek sudan gelinceye kadar dövmek. Marizlemek. Öldüresiye dövmek. Pataklamak.

Overcomes : Zayıf düşürmek. Aşmak. Alt etmek. Yenmek. Altından kalkmak. Halletmek. Başa çıkmak. Başarı elde etmek. Atlatmak.

Eradicates : Kökünden söküp atmak. Kökünü kazımak. Toptan yok etmek. Yoketmek. İmha etmek. Kökünden halletmek. Yok etmek. Kökünden sökmek. Tahrip etmek.

Fret : Üzülmek. Yenmek. Çalkalanmak. Perde demiri. Aşındırmak. Endişelenmek. Yıpratmak. Kızmak. Üzmek. Kemirmek.

Destroys : Kullanılmaz hale getirmek. Yıkmak. Zeval vermek. Mahvetmek. Kırmak. İmha etmek. Ümidini yıkmak. Helak etmek. Tahrip etmek.

Lose : Kaçırmak. Zayi etmek. Kaybetmek. Şaşırmak. Azıtmak. Heba etmek. Geri kalmak. Mağlup olmak. Kazanamamak. Mahrum etmek.

Eat up synonyms : mop the floor with, clean down, eat, exterminated, eradicate, drains, ate, deceive, eradicating, englut, consume, overcome, dispend, exterminate, gobble, demolished, dispose of, devour, clean out, gobbles, gobbling, deceives, drain, vanquish, mop up, deplete, ate up, consumes, depleting, deceived, fretting, gobble up, overcame.