Ebbs türkçesi Ebbs nedir

Ebbs ingilizcede ne demek, Ebbs nerede nasıl kullanılır?

Ebb and flow : Meddücezir. Gelgit. Alçalıp yükselmek. Met cezir. Kabarma alçalma.

Ebb and tide : Metcezir. Gel-git. Yükselip alçalma hareketi. Herhangi bir şeyin yükselmesi ve alçalması. Okyanus dalgasının yükselmesi ve alçalması.

Ebb away : Çekilmek. Tükenip gitmek. Düşmek. Donuklaşmak. Yavaş yavaş azalmak. Alçalmak. Batmak.

Ebb current : Gelgit olayının düzenli biçimde görüldüğü kıyılarda, suların günde iki kez karadan denize doğru çekilmesiyle oluşan akıntı; kabarma akıntısının karşıtı, bk. gelgit, kabarma, liman gecikmesi. Cezir akıntısı. Çekilen cezir akıntısı. Git. Çekilme akıntısı.

Ebb tide : Denizin çekilmesi. Gelgit sırasında suların çekilmesi. Düşüş. Cezir. Cezir hali. Alçalma. Gel-gitin çekilmesi. Gel-gitin çekilme fazı. Kötüye gitme. İnik deniz.

Ebbed : Düşmüş. Tükenip gitmek. Bozulmuş. Suları çekilmiş. Zayıflamış. Bozulmak. Çekilmek. Alçalmak. Düşmek.

Ebb : Alçalma. Tükenip gitmek. (deniz) çekilmek. Alçalmak. İnmek. Çekilme. Çekilmek (deniz). Zayıflamak. Deniz çekilmesi. Azalmak.

Be at a low ebb : En düşük seviyede olmak. Çok azalmış olmak. En kötü durumunda olmak. Morali bozuk olmak.

 

Flood and ebb : Büyük denizlerde suların yükselmesi ve altı saat sonra olağan düzeyden aşağı inmesi olayı. Kabarma-alçama.

Ebbing : Çekilmek. Geriye çekilme (dalga vb). Alçalmak. Bozulmak. Azalma. Tükenip gitmek. Bozulma. Düşme. Çekilme. Zayıflama.

İngilizce Ebbs Türkçe anlamı, Ebbs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ebbs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Droop : Eğilmek. Eğmek. Solmak. Aşağı düşmek. Çökmek. Kuvvetten düşmek. Sarkmak. Öne eğmek. Asmak.

Be reduced : Küçülmek.

Burn out : Yakıp kül etmek. Tamamen yanıp kendi kendine sönmek. Sönmek. Tamamen yakmak. Yakmak. Yanıp bitmek. Yanmak. Yanıp yokolmak. İçini yakmak.

Decreased : Eksilmek. Azaltılmış. Eksiltmek. Azalmış. Küçülmek. Azaltmak. Küçültmek.

Condescend : Tepeden bakmak. Küçümsemek. Küçümseme ile davranmak. Sözde alçakgönüllülük göstermek. Lütfetmek. Havalara girmek. Tenezzül. Tenezzül etmek.

Bow : Baş eğmek. Yay. Reverans yapmak. Eğmek. Boyun eğmek. Baş. Boyun eğme. Eğilmek. Pruva.

Recede : Geri gitmek. Vazgeçmek. Ortadan kaybolmak. Geri çekilmek. Geciktirmek. Geri bırakmak. Düşmek (fiyat). Uzaklaşmak. Geri plana geçmek.

Be embarrassed : Mahcup olmak. Mahcup edilmek. Mahcup kalmak. Bozum olmak. Morarmak. Utanmak.

Alit : Yere inmek. Konmak. Tesadüfen bulmak. Rastlamak.

Abdicates : Bırakmak. Tahttan çekilmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Vazgeçmek. İstifa etmek. Tacını ve tahtını terketmek. El çekmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe).

 

Ebbs synonyms : ebb off, ebb out, ebb down, ebb away, deteriorates, descended, bastardise, cut down, abdicating, descend, become smaller, blow in, busting, alighted, dismount, degrade oneself, be absent, derogated, abdicate, declined, break, bow out of, busted, declines, bow out, become bony, bottom out, condescends, climbed down, crumble, be on the wane, break down, ebb.

Ebbs zıt anlamlı kelimeler, Ebbs kelime anlamı

Tide : Met cezir. Ay ve güneşin yeryuvarı üzerindeki çekim güçleri nedeniyle deniz yüzünde, özellikle anadenizlerde görülen düzey değişmeleri. İstikamet. Meddücezir. Cereyan. Akıntı. Medcezir. Eğilim. Gelgit. Met.

Flood tide : Daha çok anadeniz kıyılarında, ayın o kıyının öğlen çemberi üzerinden geçtiği sırada, deniz düzeyinde başlayan ve kıyıya doğru bir akıntı oluşturan yükselme. Kabarma. Su düzeyinin kabarması. Met.