Ebb türkçesi Ebb nedir
- Çekilmek.
- Düşmek.
- Gelgitte kabarma olayının karşıtı, bk. kabarma, çekilme akıntısı.
- Tükenip gitmek.
- Kabarma-alçalma olayında suların indiği dönem.
- (deniz) çekilmek.
- Deniz çekilmesi.
- Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır.
- Azalmak.
- Alçalmak.
- Bozulmak.
- İnmek.
- Zayıflamak.
- Çekilme.
- Alçalma.
- Çekilmek (deniz).
Ebb ile ilgili cümleler
English: Debbie, is your school near here?
Turkish: Debbie, okulun buraya yakın mı?
English: Relations between us seem to be on the ebb.
Turkish: Aramızdaki ilişkiler bozuk gibi görünüyor.
English: Debbie! Can you hear me?
Turkish: Debbie! Beni duyabiliyor musun?
English: I walked along the beach when the tide ebbed.
Turkish: Gelgit çekildiği zaman plaj boyunca yürüdüm.
English: I said hello to Debby but she totally ignored me.
Turkish: Debby'ye merhaba dedim fakat o beni bütünüyle görmezlikten geldi.
Ebb ingilizcede ne demek, Ebb nerede nasıl kullanılır?
Ebb and flow : Alçalıp yükselmek. Meddücezir. Met cezir. Gelgit. Kabarma alçalma.
Ebb and tide : Okyanus dalgasının yükselmesi ve alçalması. Herhangi bir şeyin yükselmesi ve alçalması. Metcezir. Gel-git. Yükselip alçalma hareketi.
Ebb away : Tükenip gitmek. Çekilmek. Yavaş yavaş azalmak. Donuklaşmak. Düşmek. Batmak. Alçalmak.
Ebb current : Cezir akıntısı. Çekilme akıntısı. Çekilen cezir akıntısı. Git. Gelgit olayının düzenli biçimde görüldüğü kıyılarda, suların günde iki kez karadan denize doğru çekilmesiyle oluşan akıntı; kabarma akıntısının karşıtı, bk. gelgit, kabarma, liman gecikmesi.
Ebb tide : Gelgit sırasında suların çekilmesi. İnme. Cezir hali. Cezir. İnik deniz. Gel-gitin çekilme fazı. Denizin çekilmesi. Gel-gitin çekilmesi. Kötüye gitme. Alçalma.
Ebbtide : Alçalan dalga. Alçalma. Çekilme sürecinde olan dalga. Çekilme. Kabarmış dalga ile dalganın geri çekilmesi arasındaki zaman. Cezir.
Flood and ebb : Kabarma-alçama. Büyük denizlerde suların yükselmesi ve altı saat sonra olağan düzeyden aşağı inmesi olayı.
Cobwebbed : Örümcek ağı ile kaplanmış.
At a low ebb : Müşkül durumda. Çok kötü halde. Çok kötü durumda. Perişan halde.
Ebbing : Bozulmak. Azalma. Geriye çekilme (dalga vb). Çekilme. Düşmek. Alçalmak. Çekilmek. Tükenip gitmek. Zayıflama. Düşme.
İngilizce Ebb Türkçe anlamı, Ebb eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ebb ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Come off : Gerçekleşmek. Sona ermek. Taşınabilir olmak. Olmak. Beli gelmek. Kopmak. Açığa çıkmak. Başarmak. Dökülmek. Boşalmak.
Condescend : Tenezzül. Tepeden bakmak. Tenezzül etmek. Küçümsemek. Küçümseme ile davranmak. Lütfetmek. Havalara girmek. Sözde alçakgönüllülük göstermek.
Ail : Rahatsız etmek. Rahatsız olmak. Hastalanmak. Hasta olmak. Sıkmak. Sıkıntıya sebebiyet vermek. Sıkıntıya sebep vermek. Sıkıntıya neden olmak. Güçsüzleşmek.
Debark : Karaya çıkarmak. Karaya çıkmak. Gemiden inip karaya çıkmak. Karaya ayak basmak. Boşaltmak. İndirmek.
Descent : Ani saldırı. Madene inme. Çöküş. Soy. Miras kalma. Düşme. Bayır. Köken.
Fall back : Geride kalma. Geri çekilmek. Saatleri geri almak. Gerilemek. Geri çekilme.
Abdicating : Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Terketmek (tacını ve tahtını). Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Vazgeçmek. Tacını ve tahtını terketmek. El çekmek. Bırakmak. Tahttan çekilmek. İstifa etmek.
Ebb tide : Cezir. İnik deniz. İnme. Gel-gitin çekilmesi. Kötüye gitme. Denizin çekilmesi. Düşüş. Gel-gitin çekilme fazı. Gelgit sırasında suların çekilmesi.
Addle : Cılk. Çürümek. Kokmak. Bozulmak (yum.). Çürütmek. Kokuşturmak. Kokmak (yum.). Bozmak. Kafa karıştırmak.
Bastardizes : Saptırmak. Çarpıtmak. Lekelemek. Bozmak. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Gayri meşru olduğunu kanıtlamak. Çarpıtmak saptırmak. Lekelenmek. Değerini düşürmek. Alçaltmak.
Ebb synonyms : ebb off, ebb down, ebb out, recede, humiliation, contraction, derogated, abdication, be down, addling, become thin, collapsing, bastardise, climbed down, alleviate, breakaways, ebbing, bottom out, debarks, crumble, collapses, defections, dip, abdicates, bastardizing, blow, abates, ebbtide, abdicate, cessions, climb down, bust, busts.
Ebb zıt anlamlı kelimeler, Ebb kelime anlamı
Tide : Meyil. Akıntı ile yüzmek. Meddücezir. Medcezir. Mevsim. Cereyan. Met. İstikamet. Ay ve güneşin yeryuvarı üzerindeki çekim güçleri nedeniyle deniz yüzünde, özellikle anadenizlerde görülen düzey değişmeleri. Met cezir.
Flood tide : Daha çok anadeniz kıyılarında, ayın o kıyının öğlen çemberi üzerinden geçtiği sırada, deniz düzeyinde başlayan ve kıyıya doğru bir akıntı oluşturan yükselme. Met. Kabarma. Su düzeyinin kabarması.
Ebb ingilizce tanımı, definition of Ebb
Ebb kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Opposed to flood. Shallow. Going out. To flow back. As, the boats will go out on the ebb. To return, as the water of a tide toward the ocean. The European bunting. Receding. To cause to flow back. The reflux or flowing back of the tide. The return of the tidal wave toward the sea. Opposed to flow. Falling. Low.

Bu kısımda Ebb kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ebb ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ebb anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ebb ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.