Economical laws türkçesi Economical laws nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- İktisadi karar birimlerinin bilinç ve iradesinden bağımsız olarak iktisadi olaylar arasındaki zorunlu bağımlılıktan çıkarılan ilkeler.
- İktisadi yasalar.
Economical laws ingilizcede ne demek, Economical laws nerede nasıl kullanılır?
Economical : Keseye uygun. Hesaplı. Az masraflı. Ekonomik.
Laws : Yasalar-tüzükler. Yasal çözüm. Kanun. Yasalar, yönetmelikler gibi devletçe düzenlenip yürürlüğe konulan ve uygulanılması zorunlu olan belgeler. Gerektiğinde yetkili kişilerce zor kullanılarak yürütülen toplumsal ilişkiler, bk. halk tüzesi. Cezaevi görevlileri. Yasa. Dava. Kural. Mevzuat.
Economical availability : Düşünü ürününün ekonomik olarak yararlı olması, bir mal gibi ortaya konulup piyasaya sürülebilmesi, kamu için yararlı olma olanağının varlığı. Ekonomik elverişlilik.
Economical constraints : Bir ekonominin gelişimini engelleyen faktörler. Ekonomik sınırlamalar. Ekonomik kısıtlamalar.
Economical materialism : Toplumsal gelişmeyi sağlayan tek gücün ekonomik etkenler olduğunu ileri süren; siyasal kurumların, düşüncelerin ve kurumların bu gelişmede büyük payı olduğunu yadsıyan özdekçi görüş. Ekonomik özdekçilik.
Economical principle of taxation : Vergide iktisadilik ilkesi. Verginin ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerinin en düşük düzeyde tutulması ve ayrıca verginin tahsil giderlerinin en aza indirilmesini öngören vergileme ilkesi.
İngilizce Economical laws Türkçe anlamı, Economical laws eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Economical laws ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Economical laws synonyms : a change in individual demand, a pass through certificate, a change in supply, a shift in demand, a change in demand, a shift in individual demand.

Bu kısımda Economical laws kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Economical laws ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Economical laws anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Economical laws ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.