Economies of scope türkçesi Economies of scope nedir

  • Birden fazla çıktıyı birlikte üretme maliyetinin, her çıktının ayrı ayrı üretilmesi durumunda olası maliyetlerin toplamından küçük olması. krş. eksi alan ekonomileri.
  • Firmanın iki veya daha fazla malı farklı üretim tesisleri yerine aynı tesiste üretmesi sonucu ortalama maliyetinin azalacağını ifade eden iktisadi kuram.
  • Kapsam ekonomileri.
  • Mal türleri ekonomisi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Alan ekonomileri.
  • Kapsam ekonomisi.

Economies of scope ingilizcede ne demek, Economies of scope nerede nasıl kullanılır?

Economies : Örgüt. İdare. Ekonomi. İktisat. Tasarruf.

Of : Karşı. -den. -in. -den övünerek bahsetmek. Den. Nin. Li. Hakkında. -nın. Yüzünden.

Scope : Mikroskop. Konu. Hareket serbestliği. Saha. Alan. Sık sık olan. Osiloskop. Geniş görüntülük. Amaç. Ufuk.

Economies of scale : İçsel ölçek ekonomileri ile dışsal ölçek ekonomilerine bağlı olarak firmanın verimliliğinin artmasına ve maliyetlerinin düşmesine yol açan etkiler. Ölçek ekonomileri.

Internal economies of scale : Üretim hacmindeki değişmeye bağlı olarak, birim maliyetlerin düşmesine ve verimliliğin artmasına yol açan etkiler. krş. dışsal tasarruflar. İçsel ölçek ekonomileri.

Diseconomies of scope : Eksi alan ekonomileri. Birden fazla çıktının birlikte üretilme maliyetinin, her çıktının ayrı ayrı üretilmesi durumunda karşılaşılacak olası maliyetlerin toplamından büyük olması. krş. alan ekonomileri.

 

Negative external economies of scale : Üreticilerin kendi dışından kaynaklanan, verimliliğin azalmasına ve maliyetlerinin artmasına yol açan etkiler. krş. dışsal ölçek ekonomileri. Eksi dışsal ölçek ekonomileri.

İngilizce Economies of scope Türkçe anlamı, Economies of scope eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Economies of scope ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Economies of scope synonyms : a pass through certificate, abnormal budget, abnormal budget receipts, a change in individual demand, a type mutual funds, abnormal budget expenditures.