Educt türkçesi Educt nedir
Educt ile ilgili cümleler
English: She looked at me seductively.
Turkish: O bana ayartıcı şekilde baktı.
English: It's a seductive idea.
Turkish: Bu ayartıcı bir fikir.
English: He advocated reduction of taxes.
Turkish: O, vergilerin azaltılmasını savundu.
English: He advocated the reduction of taxes.
Turkish: Vergilerin azaltılmasını savundu.
English: He could deduct the furnishing of his work room from his taxes.
Turkish: Çalışma odasısının mobilyasını vergiden düşebildi.
Educt ingilizcede ne demek, Educt nerede nasıl kullanılır?
Eduction : Başka bir maddeden bir madde çıkarma. Sonuç çıkarma. Ortaya bir şey çıkarma. Meydana çıkarma. Çıkarma. Netice çıkarma. Edüksiyon.
Eductions : Meydana çıkarma. Başka bir maddeden bir madde çıkarma. Edüksiyon. Netice çıkarma. Sonuç çıkarma. Ortaya bir şey çıkarma.
Eductive : Çıkarılabilir. İstihraç edilebilir.
Eductor : Boşaltma pompası. Edüktör.
Eductors : Edüktör. Boşaltma pompası.
Cytochrome c reductase complex : Sitokrom c redüktaz kompleksi. Mitokondri iç zarında gerçekleşen elektron transfer zincirinde sitokrom b, sitokrom c1 ve bir fe-s kompleksi kapsayan ubikinondan aldığı elektronları sitokrom cye taşıyan, elektron transfer zincirinin ikinci kompleksi.
Contrast reduction : Televizyon iminin zayıflamasından ötürü sertlik oranındaki düşme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sertlik düşmesi.
Aldose reductase inhibitor : Aldoz redüktaz inhibitörü. (farmakoloji) aldoz redüktaz enziminin aktivitesini önleyen ilaçlar sınıfı (halen şeker hastalığındaki göz veya sinir hasarının olası tedavisi için ürerinde çalışılır).
Aqueducts : Şehri besleyen su kanalları. Sukemeri. Kemerli köprü. Su yolları. Su kanalları.
Cost reduction : Maliyetin indirilmesi. Maliyetin düşürülmesi. Maliyet düşürme. Maliyeti düşürme. Maliyeti azaltma. Maliyet düşürülmesi.
İngilizce Educt Türkçe anlamı, Educt eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Educt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cancellation : Damga. Türeye aykırı,yerinde olmayan bir işlemin ya da bir kararın yargı ya da yetkili kurulca ortadan kaldırılması. bozma, uygulamayı kaldırma. Silme. Bozma. İptal. Geçersiz kılma. İki yan arasında yapılmış olan sözleşmeyi temelinden bozma. sözleşmeyi ilerisi için bozma. Fesh etmek. Kaldırılma. Çizme.
Pancreatic duct : Pankreas yolu. Pankreas bezi.
Detachment : Yansızlık. Kıta. Ayırma. Tarafsızlık. Bir oluşumun oturduğu, bulunduğu veya yapıştığı yüzeyden ayrılması, dekolman. Dekolman. Önyargısız olma. Objektiflik. Çıkma.
Gastrointestinal tract : Mide bağırsak yolu. Mide-bağırsak yolu. Sindirim sisteminin sindirimin gerçekleştiği ve atıkların giderildiği yiyeceklerin geçtiği boru şeklindeki geçidi (farenks, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsakları içerir ve ağızdan anüse kadar uzanır). Sindirim kanalı. Sindirim yolu. Gastrointestinal kanal. Mide bağırsak kanalı. (anatomi terimi) bağırsak yolu. Sindirim borusu. Mide-bağırsak kanal.
Bile duct : Öd yolu. Ödyolu. Karaciğer hücreleri tarafından meydana getirilen safrayı onikiparmak bağırsağına taşıyan kanal. öd kanalı, koledok kanalı. Karaciğer hücreleri tarafından meydana getirilen safrayı onikiparmak bağırsağına taşıyan kanal, öd kanalı. Safrayı ciğerlerden veya safra kesesinden ince bağırsağa taşıyan kanal (anatomi terimi). Safra arnası. Öd kanalı. Safra kanalı.
Compute : Hesap yapmak. Hesabetmek. Hesap etmek. Bilgisayar kullanmak. Hesaplamak. Tahmin yürütmek.
Carry back : Geçmişe götürmek.
Denouements : Akıbet. Son. Çözüm.
Aftermaths : Akibet. Akıbet. İkinci gelişme. Kötü sonuç. İlk üründen sonraki biçilen ot. Hasattan sonra çıkan otlar. İlk hasattan sonra büyüyen otlar. Son.
Amotion : Görevden alma. Görevden çıkarılma. Zilyetlikten mahrum etme.
Educt synonyms : canal of schlemm, inguinal canal, gi tract, canalis inguinalis, epithelial duct, cartilaginous tube, lactiferous duct, sylvian aqueduct, digestive tube, cerebral aqueduct, schlemm's canal, hepatic duct, nasolacrimal duct, salivary duct, aqueductus cerebri, conclusions, consequences, work out, canal, aftermath, reckon, seminal duct, take off, epididymis, backwash, desorption, subtract, deletion, canaliculus, deduction, ductulus, child, corollaries.
Educt zıt anlamlı kelimeler, Educt kelime anlamı
Add : Çalmak. Karıştırmak. Katmak. Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir). Ekleme yapmak. Eklemek. Ekleme. Uzatmak. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Toplamını almak.
Lose : Zayi etmek. Heba etmek. Geri kalmak. Geri kalmak (saat). Şaşırmak. Yitirmek. Mahrum etmek. Kazanamamak. Azıtmak. Kaybolmak.
Educt ingilizce tanımı, definition of Educt
Educt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which is educed, as by analysis.

Bu kısımda Educt kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Educt ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Educt anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Educt ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.