Eduction türkçesi Eduction nedir
- Çıkarma.
- Ortaya bir şey çıkarma.
- Meydana çıkarma.
- Sonuç çıkarma.
- Netice çıkarma.
- Edüksiyon.
- Başka bir maddeden bir madde çıkarma.
Eduction ile ilgili cümleler
English: He advocated the reduction of taxes.
Turkish: Vergilerin azaltılmasını savundu.
English: The tax agent allowed the deduction.
Turkish: Vergi ajanı indirime izin verdi.
English: He advocated reduction of taxes.
Turkish: O, vergilerin azaltılmasını savundu.
English: We cannot offer a further price reduction under the current circumstances.
Turkish: Biz, mevcut koşullar altında daha fazla fiyat indirimi teklif edemeyiz.
English: We would ask you to give us a price reduction of 5%.
Turkish: Bize %5'lik bir fiyat indirimi vermenizi istiyoruz.
Eduction ingilizcede ne demek, Eduction nerede nasıl kullanılır?
Eductions : Meydana çıkarma. Netice çıkarma. Başka bir maddeden bir madde çıkarma. Sonuç çıkarma. Edüksiyon. Ortaya bir şey çıkarma.
Contrast reduction : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televizyon iminin zayıflamasından ötürü sertlik oranındaki düşme. Sertlik düşmesi.
Cost reduction : Maliyeti azaltma. Maliyet düşürülmesi. Maliyetin düşürülmesi. Maliyet düşürme. Maliyeti düşürme. Maliyetin indirilmesi.
Data reduction : Veri indirgemesi. Veri indirgeme. Veri azaltımı. Veri azaltma. Veri hazırlama. Veri özleştirme.
Decimal reduction time : Ondalıksal indirgeme süresi. Ondalık azalma süresi.
Disability reduction : Engellilik indirimi. Çalışma gücünü belli oranlarda kaybetmiş emekçilere sakatlık derecelerine göre uygulanan bir tür vergi indirimi.
Estimation bias reduction : Tahmin yanlılığı eksiltmesi.
Deduction for tax : Vergi kesintisi. Yasalarına göre yükümlülerinden kesilen vergi.
Electrolytic reduction : Elektrolitik indirgeme.
Deductions : İndirim. Tümdengelim. Sonuç. Çıkarma. Kesinti. Sonuç çıkarma. Sonuçlar. Çıkarılan miktar.
İngilizce Eduction Türkçe anlamı, Eduction eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Eduction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Disrobing : Ortaya çıkarma. Örtüsünü kaldırma. Kaplamasını kaldırma. Giysilerini çıkarma. Soyunmak. Kapağını sökme. Soyunma. Soyma (giysi vb).
Inferring : Anlam çıkarmak. Sonuç çıkarmak. Anlam çıkarma. Anlamına gelmek.
Bye election : Ara seçimi. Ara seçim. Ara saylav.
Reelection : Yeniden seçilme. Yeniden seçim. Yeniden seçme.
Lesson : İbret. Hisse. Çimke. Ders. Paylama. Azar.
Amotion : Zilyetlikten mahrum etme. Görevden çıkarılma. Görevden alma.
Vote : Oylamak. Oy. İlan etmek. Oy vermek. Rey. Bildirmek. Oy kullanmak. Oylayarak kararlaştırmak. Rey vermek. Önermek.
Activity : Etki. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. Hareket halinde olma. Hareket. İnsanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri kuran, düzenleyen ve denetleyen eylemleri. Bir bilgi işlem dizgesinde ana kütük tutanaklarının, öngörülen belirli bir dönem içinde, gördükleri işlem sayısıyla gösterilir nitelikleri. Meşguliyet. Faaliyet. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. Eylem.
Engendering : Vücuda getirme. Hasıl etme. Doğurma. Doğurmak. Tevlit etme. Neden olan veya doğuran. Neden olmak. Yol açma.
Eduction synonyms : team teaching, course of instruction, educational activity, primary election, extracurricular activity, work study program, extension service, classroom project, eductions, impartment, belches, inference, abstractions, university extension, pedagogy, deletion, disgorgement, prep, belched, general election, elicitation, disembarkment, higher education, inferences, runoff, elementary education, teaching, homework, preparation, extension, chasing away, course of study, belch.
Eduction zıt anlamlı kelimeler, Eduction kelime anlamı
Inactivity : Üşengeçlik. Etkisizlik. Hareketsizlik. Avarelik. Durgunluk. Tembellik. Tesirsizlik.
Strengthening : Kuvvetlendirici. Takviye etme. Güçlendirici. Yükseltme. Güçlendirme. Takviye. Tahkim. Sağlamlaştırma. Kuvvetlendirme.
Classification : Sınıflama. Bölütleme. Birbirine benzeyen nesne, gözlem ve olayları belli bir amaca göre bölümlere ayırma. Sınıflandırma. Çeşitli nitelikteki parçacıkları benzerliklerine göre ayırma. Klasman. Klas saptaması. Öbekleme. Sıralama. Bölümleme.
Eduction antonyms : addition, maximization, expansion, increase, appreciation, inflation.
Eduction ingilizce tanımı, definition of Eduction
Eduction kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of drawing out or bringing into view.

Bu kısımda Eduction kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Eduction ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Eduction anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Eduction ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.