Effective exchange rate türkçesi Effective exchange rate nedir

  • Efektif kur.
  • Efektif dövizin ulusal para cinsinden değeri. krş. efektif döviz.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Efektif döviz kuru.

Effective exchange rate ingilizcede ne demek, Effective exchange rate nerede nasıl kullanılır?

Effective : Etkileyici. Sonuçlandırıcı. Verimli. Gerçek. Tesirli. Sökmek. Etkili. Etki yaratan. Efektif.

Exchange : Değişim. Kitaplıkların fazla gereçlerini birbiriyle değiştirme işlemi. Kambiyo. Karşılıklı alıp vermek. Bozdurmak. Değiş tokuş etmek. Almak. Değiştirmek. Çevirmek. Bozmak.

Rate : Sayılmak. Fırça atmak. Addetmek. Layık olmak. Bilgisayar, gümrük, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belli bir zaman aralığı içindeki nicel bir değişmenin başlangıç değerine göre oransal anlatımı, bk. göreli hız. Oran. Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. Sınıflandırmak. İki özdek arasında değer, beraberlik ve eşitliği bildiren ölçü. ürem oranı.

Real effective exchange rate : Reel efektif döviz kuru.

Exchange rate : Kambiyo kuru. Bir yabancı paranın ulusal para cinsinden değeri. Mübadele kuru. Döviz kuru. Takas oranı. Döviz kuru oranı. Kur farkı. Kambiyo rayici. Kur.

 

Exchange rate bands : Döviz kurunun değişmesine izin verilen alt ve üst sınır. Döviz kuru dalgalanma aralığı.

Exchange rate insurance : Devalüasyon oranları garantisi. Enflasyon oranından daha düşük ilerleyen devalüasyon oranına bağlı olarak ihracatçıların maruz kaldıkları kayıplar üzerindeki devlet garantisi veya sigortası.

Exchange rate system : Bir ülke parasının değerinin diğer ülke paraları cinsinden belirlenmesi yöntemi. krş. esnek kur sistemi, sabit kur sistemi. Döviz kuru sistemi.

Current exchange rate : Cari kur. Ülkelerarasındaki enflasyon oranlarını yansıtmayan, döviz piyasalarında günlük döviz istem ve sunumuyla oluşan, bir birim yabancı paranın ulusal para cinsinden fiyatı. Gerçek kur.

Exchange rate overshooting : Döviz kurunun hedefi aşması. Döviz kuru sıçraması. Kısa dönemde fiyatların katı olması nedeniyle dışsal bir şoka bağlı olarak, döviz kurunun önemli ölçüde uzun dönem denge değerinin üstüne çıkması.

İngilizce Effective exchange rate Türkçe anlamı, Effective exchange rate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Effective exchange rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

 

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Effective rate : Sermayenin piyasa değerine oranı. Sermayenin piyasa değerine göre karlılık oranı. Geçerli kur.

Effective exchange rate synonyms : a change in supply, a change in individual demand, ability to pay principle, ability to pay approach, ability rent, abolition of forced labour convention, abnormal budget receipts.