Effectors türkçesi Effectors nedir

  • Etkileyen.
  • Faaliyete geçiren şey.
  • Etkileyen kimse veya şey.

Effectors ingilizcede ne demek, Effectors nerede nasıl kullanılır?

Effector organ : Effektör organ. Efektör organ. Sinirsel veya hormonal uyarı sonucu faaliyet gösteren herhangi bir organ.

Effector organs : Efektör organlar. Efektör organ. Sinir hücrelerinin bağlı olduğu ve bir uyarı karşısında bir iş ya da madde oluşturan, merkezi sinir sisteminde oluşan impulslara verilen cevapları yerine getiren bezler, kaslar, elektrik organı gibi herhangi bir organ. Sinir hücrelerinin bağlı olduğu ve bir uyarı karşısında bir iş veya madde oluşturan, merkezi sinir sisteminde oluşan impulslara verilen cevapları yerine getiren bezler, kaslar, elektrik organı gibi organlar.

Effector : Sese efekt veren cihazların genel adı. Dengeleyici. Gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Etkileyici. Yardımcı manevra unsuru. Faaliyete geçiren şey. Etkileyen kimse veya şey. Modülatör. Effektör. Efektör.

Neuroeffector synapse : Otonom sinir sistemi gangliyonlarından çıkan aksonlar ve motor sinirlerin efektör yapılarla oluşturdukları temas yerleri. Nöroefektör kavşak.

Effect clearance : Gümrük işlemleri yapmak.

Cause and effect relation : Sebep sonuç ilişkisi. Bir başka şeyin sebebi olan bir şey arasındaki ilişki. Neden-sonuç ilişkisi. Neden sonuç ilişkisi.

 

Effect painfully : İçine işlemek.

Field effect transistor : Alan etki tranzistoru. Alan etkili transistör. Alan etkili transistor. Alan etki transistoru. Alan etki transistörü.

Effect of growth : Büyüme etkisi.

Cause effect relationship : Neden sonuç ilişkisi.

İngilizce Effectors Türkçe anlamı, Effectors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Effectors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affecting : Yapmacıklı. Derinden etkileyici. Duygulandırma. Etkileyici. Etkileme. Numaracı. Taklitçi. Dokunaklı.

Impressers : Hakkak. Etki bırakan kimse. Gravürcü. Oymacı. Mühür veya damga.

Nerve fibre : Sinir lifi. Sinir kordonu.

Inducers : Endükleyici. Tahrik eden. Başlatıcı. Teşvik eden kimse veya şey. Uyarıcı.

Personal estate : Özel mülkiyet. Kişisel mülk. Menkul mallar. Menkuller. Taşınır mallar. Menkul mal. Taşınabilir mal.

Motor end plate : Motor sinirlerin aksonlarının dallanarak kas telleri üzerinde oluşturduğu bağlantı bölgesi. uç organ. İskelet kaslarında sinirle sarılı motor sinir sonlarında yer alan ve kas telinin zarında oluşan uyarımların enine tubuluslardan terminal sisternalara iletilmesini sağlayan uç organ, motor uç plak. Motor uç plak. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Motor son plak.

Personal property : Menkul mal. Özel mülkiyet. Taşınır mallar. Taşınır mal mülkiyeti. Şahsi mülk. Kişisel varlık. Kişisel mülkiyet. Kişisel mülk. Taşınabilir mal. Kişisel mal.

Nerve fiber : Sinir lifi. Sinir teli. Aksonla miyelin kılıfından meydana gelen yapı. bir grup sinir lifi bir sinir oluşturur. Demetler halinde birleşerek sinirleri oluşturan akson ile etrafındaki schwann hücresinden oluşan ve periferal sistemde yer alan yapılar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Affectional : Etkileyici. Güçlü bir his ile tanımlayanmış olan. Duyguya hitap eden veya duygu ifade eden. Duygulu. Sevgi ile ilgili.

Effectors synonyms : effecters, end plate, causer, impresser, personalty, inducer, effector, effecter, endplate, personal effects, private property, influencer, causers.

Effectors zıt anlamlı kelimeler, Effectors kelime anlamı

Receptor : Alıcı sinir. Çeşitli uyarıları alabilen ve duyu organlarının yapısında bulunan özelleşmiş hücre, hücre grupları veya sinir uçları. hücre içine veya üzerinde hormon, ilaç, virüs vb.nin özel olarak bağlandığı ve bazı durumlarda özel bir hücre cevabının verilmesine yol açan veya bunların hücreye girmesini sağlayan, protein, glikoprotein veya oligosakkaritlerden oluşan yer veya yapı. Alıcı. Hücre içinde ya da üzerinde hormon, ilaç, virüs vb. nin özel olarak bağlandığı ve bazı hallerde özel bir hücre cevabının verilmesine yol açan veya bunların hücreye girmesini sağlayan, protein, glikoprotein ya da oligosakkaritlerden oluşan yer veya yapı. Almaç. Reseptör. Algılayıcı sinir. Kabul edici. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.