Effector organs türkçesi Effector organs nedir

  • Sinir hücrelerinin bağlı olduğu ve bir uyarı karşısında bir iş ya da madde oluşturan, merkezi sinir sisteminde oluşan impulslara verilen cevapları yerine getiren bezler, kaslar, elektrik organı gibi herhangi bir organ.
  • Efektör organlar.
  • Sinir hücrelerinin bağlı olduğu ve bir uyarı karşısında bir iş veya madde oluşturan, merkezi sinir sisteminde oluşan impulslara verilen cevapları yerine getiren bezler, kaslar, elektrik organı gibi organlar.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Efektör organ.

Effector organs ingilizcede ne demek, Effector organs nerede nasıl kullanılır?

Effector : Yardımcı manevra unsuru. Etkileyici. Etkileyen. Efektör. Dengeleyici. Etkileyen kimse veya şey. Modülatör. Gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Effektör. Faaliyete geçiren şey.

Organs : Kuruluş. Araç. Örgüt. Aza. Organ. Uzuv. Alet. Org.

Effector organ : Effektör organ. Efektör organ. Sinirsel veya hormonal uyarı sonucu faaliyet gösteren herhangi bir organ.

Effectors : Etkileyen kimse veya şey. Faaliyete geçiren şey. Etkileyen.

Analogy organs : Kökenlerinin benzer olmasına gerek olmaksızın, aynı görevi gören organlar. Analog organlar.

Digestive organs : Sindirim organları. Besinleri sindiren vücut organları.

İngilizce Effector organs Türkçe anlamı, Effector organs eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Effector organs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Acacia : Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya. Salkım ağacı. Akasya sakızı.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

 

Effector organ : Effektör organ. Sinirsel veya hormonal uyarı sonucu faaliyet gösteren herhangi bir organ.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Effector organs synonyms : abiotic factor, abductor muscle, abambulacral area, aardvarks, aardvark, a cell, abiotic environment.