Organs türkçesi Organs nedir
Organs ile ilgili cümleler
English: Have you ever thought about donating your organs after you die?
Turkish: Öldükten sonra organlarını bağışlamayı hiç düşündün mü?
English: The larger church organs use infrasound, which people do not hear, but feel as vibrations in their bodies.
Turkish: Daha büyük kilise organları insanların duymadığı vücutlarında titreşim olarak hissettiği ses ötesi kullanıyor.
English: The cancer had spread to several organs.
Turkish: Kanser farklı organlara yayıldı.
English: Most of a insect's organs are inside its abdomen.
Turkish: Böceklerin organlarının çoğu karınlarındadır.
English: Genitals are more sensitive than most other organs.
Turkish: Cinsel organlar, diğer çoğu organdan daha duyarlıdırlar.
Organs ingilizcede ne demek, Organs nerede nasıl kullanılır?
Organs of speech : Ses kılganları. Ses örgenleri. Konuşma aygıtı. Konuşma organı. Konuşma işleminin gerçekleşmesini sağlayan organlar: ciğerler, diyafram, gırtlak, ses telleri, boğaz, ağız kanalı, geniz, dil, dişler, dudaklar, damak, gırtlak kapağı. Çeşitli hareketlerle konuşma faaliyetini gerçekleştiren diyafram, gırtlak, kıkırdaklar, ses telleri, ses yarığı, yutak, damak, dil, ağız gibi organların bütünü. Ses aygıtı. Ses organları.
Analogy organs : Analog organlar. Kökenlerinin benzer olmasına gerek olmaksızın, aynı görevi gören organlar.
Digestive organs : Besinleri sindiren vücut organları. Sindirim organları.
Effector organs : Sinir hücrelerinin bağlı olduğu ve bir uyarı karşısında bir iş veya madde oluşturan, merkezi sinir sisteminde oluşan impulslara verilen cevapları yerine getiren bezler, kaslar, elektrik organı gibi organlar. Efektör organ. Sinir hücrelerinin bağlı olduğu ve bir uyarı karşısında bir iş ya da madde oluşturan, merkezi sinir sisteminde oluşan impulslara verilen cevapları yerine getiren bezler, kaslar, elektrik organı gibi herhangi bir organ. Efektör organlar.
Female sexual organs : Bir kadın vücudunun seks için kullanılan parçası.
Sense organs : Duyu organları. Göz, kulak gibi vücudun dış yüzeyinden gelen uyartıları almaya yarayan organlar. reseptör organlar. Reseptör organlar. Beş duyu organı. Duyu organı. Vücudun dış yüzeyinden gelen uyartıları almaya yarayan organlar, reseptör organlar.
Respiratory organs : Solunum organları.
Sensory organs : Duyu kılganları.
Reproduction organs : Üreme kılganları. Üreme organları.
Reproductive organs : Üreme kılganları. Üreme organları.
İngilizce Organs Türkçe anlamı, Organs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Organs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Organization : Harap olan dokuların yerinin granülasyon dokusuyla doldurulması. hematom, trombüs, embolus ve infarktus alanlarında görülür. Örgütlenme. Tertip. Bünye. Kurum. Organizma. Teşekkül.
Economy : Tutum. Para biriktirme, varlık sağlama. Yöntem şekli. Tutumluluk. Ekonomik. Kişilerdeki gereksemeleri karşılamak amacıyla yapılan davranış ve uygulamaları düzenleyen ve yöneten yasaları inceleyen bilim dalı. Ekonomi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ekonomik jüye. Tasarruf.
Brain : Beyin. Omurgalı hayvanların sinir sisteminin kafatası içinde bulunan merkez bölgesi. omurgasız hayvanlarda yutağın ve sindirim borusunun üzerindeki büyük sinir düğümü olan ganglion. serebrum. Akıl. Kafasına ağır bir darbe indirmek. Zeki kimse. Zeka. Kafa yarmak. Beynini dağıtarak öldürmek. Kafasına patlatmak.
Institution : Tımarhane. Dernek. Atama. Tesis etme. Belirli düşüncelerin, davranış kalıplarının, bireyler arasındaki ilişkilerin ve karşılıklı görevlerin oluşturduğu, kökü birtakım törelere dayalı toplumsal örgenleşme (örneğin: din, aile vb.). Yerleşmiş yasa. Tanınan kimse. Hapishane. Yerleşmiş gelenek. Enstitü.
Limbing : Bacak. Kol. Kol ve bacak gibi vücuda eklemle bağlı organ. Taçyaprağın üst geniş kenarı. Ağacın ana dalı. Hale. Yaprağın geniş kısmı. Yaramaz çocuk. Şube.
Meat : Özlü. Yenecek et. Öz. Yarak. Cinsel organ. Önemli konu. Et. Dolgun. Zevk.
Sweetbread : Sakatat. Özden (dana veya kuzu). Uykuluk. Uykuluk (dana). Uykuluk (dana vb.). Kasap.
Organa : Başka bir melodiye aynı anda eşlik ederek melodi çalma. Erganum.
Burton : Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Takım. Denizci palangası. Edevat. Eksik. Kaybolmuş (ingiliz argosu). Kayıp. Erkek ismi. Palanga.
Organs synonyms : neck sweetbread, pipe organ, stomach sweetbread, throat sweetbread, being set up, limb, directorate, establishment, ding a ling, device, organism, gimmick, apparatuses, apparatus, devices, founding, means to an end, burtons, aid, establishments, tripe, bodies, conveyances, organizations, giblet, liver, corporation, organ, haslet, mellotron, dong, member, sweetbreads.

Bu kısımda Organs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Organs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Organs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Organs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.