Başlatıcı nedir, Başlatıcı ne demek

Başlatıcı; Kimya alanında kullanılan bir sözcüktür.

Kimya'da terim anlamı:

Polimerleşme tepkimelerinde, zincir tepkimesini başlatan yapı veya molekül.

Teknik terim anlamı:

Elektrotların ön ısınmasını ve sıra bağlanmış endüktans bobiniyle birlikte bir yüksek gerilim yaratarak boşalmalı lambanın ve özellikle flüorışıl lambanın yanmasını sağlayan aygıt.

Başlatıcı anlamı, tanımı

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut

Zincir başlatıcı kodonlar : Polipeptit zincirlerini kodlayan mRNA’nın başlangıcında yer alan, AUG veya GUG kodonları.

Zincir tepkimesi : Bir kimyasal reaksiyonda, bir tek molekülün aktif hale geçmesi sonucu başlayan çok sayıda diğer moleküllerin de kimyasal tepkimeye girmesi. Uranyum 238 gibi üretken çekirdeklerin nötron kaparak, yeni fisil madde oluşturması.

Boşalmalı lamba : Bir gaz, bir metal buharı ya da birçok gaz ya da buharların bir karışımı içinde elektrik boşalması ile ışık üreten lamba.

Flüorışıl lamba : Işığının büyük bölümü ince bir kat flüorışıyan maddenin, boşalmanın morüstü ışınımıyla uyarılması ile elde edilen boşalmalı lamba. Not: Flüorışıl tüp (flüorışıl boru) terimi de, daha çok yüksek gerilimli flüorışıl lambaları anlatmak üzere kullanılır.

 

Yüksek gerilim : Otuz üç bin kilovattan elli dört bin kilovata kadar olan gerilim.

Polimerleşme : Polimerleşmek işi.

Flüorışıl : Yüklü parçacıklarla ya da ışılcıklarla dövülünce ışıma özelliği gösteren (özdök).

Elektrot : Bir elektrolitin içine daldırılan, artısına anot, eksisine katot denilen iki iletken çubuktan her biri.

Flüorışı : Uyarmanın bitiminden sonra ancak çok kısa bir süre(yaklaşık olarak 10(üzeri -8) saniyeden az) süren ışılışı. Yalnızca ışınımlanma sürecinde ortaya çıkan ışıldama.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Polimer : Tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı (birleşikler).

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili.

Tepkime : Birbirini etkileyen maddeler arasında ortaya çıkan durum, reaksiyon, teamül.

Gerilim : Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.

 

Boşalma : Boşalmak işi. Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi, deşarj. Derdini birine açarak ferahlama, rahatlama, deşarj.

Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.

Diğer dillerde Başlatıcı anlamı nedir?

İngilizce'de Başlatıcı ne demek ? : starter, initiator