Egg on türkçesi Egg on nedir
- Cesaretlendirmek.
- Dolduruşa getirmek.
Egg on ile ilgili cümleler
English: It was so hot in Australia yesterday that Moustapha managed to fry an egg on a shovel.
Turkish: Dün Avustralya'da hava o kadar sıcaktı ki Mustafa küreğin üstünde bir yumurta kızartmayı başardı.
English: There is a small teacup and an egg on the table.
Turkish: Masanın üstünde küçük bir fincan ve bir yumurta var.
English: It's so hot that you could cook an egg on the hood of a car.
Turkish: Hava o kadar sıcak ki bir arabanın kaputunda yumurta pişirebilirsiniz.
English: I spilled egg on the floor.
Turkish: Yumurtayı yere döktüm.
English: For my breakfast today: fried egg on toast with cheese.
Turkish: Bugünkü kahvaltım: peynirli tost üzerine sahanda yumurta.
Egg on ingilizcede ne demek, Egg on nerede nasıl kullanılır?
Egg : Kışkırtmak. Bomba. Dürtmek. Torpido. Eşek şakası. Yumurta atmak. Damarına basmak. Genellikle yuvarlak şekilli, dişi eşey organında mayoz bölünmeleri sonucu teşekkül eden haploit kromozom sayılı, erkek eşey hücresi ile birleşerek zigotu meydana getiren, büyük, hareketsiz, bir hücre. ovum. Taslak.
On : Açık. Giyilmiş. Çakırkeyif. De. E doğru. Yanmak. Üstünde. Civarında. Devrede. Olmakta olan.
Egg albumin : Kanatlı yumurtalarının akı içerisinde bulunan albümin. Yumurta albümini.
Egg and poultry industry : Kümes hayvanları ve yumurta endüstrisi.
Egg bearing season : Dişi balığın yıl içerisinde yumurta taşıdığı süreç. Yumurtalı dönem.
Egg beater : Yumurta çırpma aleti. Yumurta çırpıcısı.
Egg brandy : Şeker ve sütten yapılan bir içki. Yumurta likörü.
İngilizce Egg on Türkçe anlamı, Egg on eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Egg on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Imbues : Kafasına sokmak. Emdirmek. Aşılamak. Telkin etmek. Doldurmak. Boyamak.
Hearten : Neşelendirmek. Canlandırmak. Cesaret vermek. Yüreklendirmek. Moral vermek. Sevindirmek.
Envenoming : Zehirleme. Aşılamak. Kızıştırmak. Zehir katmak. Acılık verme. Zehirlemek. Zehir katma. Bozma.
Bolster up : Destek olmak. Desteklemek. Güçlendirmek. Yastıkla beslemek.
Elevates : Terfi ettirmek. Yüceltmek. Namluya yükseliş vermek. Aklı veya ruhu geliştirmek. Kaldırmak. Yükseltmek.
Elevate : Yüceltmek. Yükseltmek. Kaldırmak. Terfi ettirmek. Namluya yükseliş vermek. Aklı veya ruhu geliştirmek.
Imbued : Kafasına sokmak. Telkin etmek. Aşılamak.
Bolster : Yastıklamak. Minder. Yastık. Uzun yuvarlak yastık. Uzun yastık. Çarpacak. Destek. Desteklemek. Başlık.
Dare : Cüret etmek. Meydan okuma. Yürekli olma. Kafa tutmak (argo terim). Cesaret etmek. Yeltenmek. Riske girmek. Kalkışmak. Hodri meydan demek.
Comforts : Memnun etmek. Rahat ettirmek. Rahatlatmak. Teselli etmek. Avutmak. Yatıştırmak. Yardım etmek.
Egg on synonyms : goad into, cheerlead, dares, incite, incites, encourage, comfort, encouraged, comforted, cheer, imbue, encourages, imbuing, envenom, envenoms.

Bu kısımda Egg on kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Egg on ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Egg on anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Egg on ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.