Egging türkçesi Egging nedir

Egging ile ilgili cümleler

English: By law, begging in the street is forbidden.
Turkish: Yasaya göre, sokakta dilenmek yasaktır.

English: Begging is prohibited by law.
Turkish: Dilencilik kanunen yasaktır.

English: Egging is a form of vandalism.
Turkish: Kışkırtmak vandallığın bir şeklidir.

English: Begging from unknown entities isn't wise.
Turkish: Bilinmeyen varlıklara yalvarmak akıllıca değil.

English: "Why are you begging for alms, Diogenes?" - "In order to teach generosity."
Turkish: "Neden sadaka için yalvarıyorsun, Diogenes?" "Cömertlik öğretmek için."

Egging ingilizcede ne demek, Egging nerede nasıl kullanılır?

Begging : Yalvarma. Dilencilik. Dilenme.

Begging for forgiveness : Af dileme. Bağışlama dileme.

Begging the question : Doğru farzetmek (iddia). Cevaplamaktan kaçınmak. Kendi kendini kanıtlayan önerme. Cevap vermek istememek. Varsayılan iddiayı ispatlanmış gibi kabul ederek çıkarımlarda bulunma. Döngüsel nedensellikten kaynaklanan safsata. Kanıtlanmış farzetmek.

Beggings : Dilenme. Yalvarma. Dilencilik.

Bootlegging : Korsan satış yapan. Yasa dışı satış yapma. Korsan satış yapma. Ülkeye yasadışı yollarla içki sokma. İçki kaçakçılığı. Kanunsuz olarak içki satma.

 

Dreggiest : En pis olanı. En çamurlu olanı.

Dreggier : Daha pis. Daha çamurlu.

Arpeggios : Arpej (müzik terimi).

Go begging : Sahipsiz. Dilencilik etmek. Sadaka istemek. İstenilmemek. Sahipsiz olmak. Çok ucuza satışa çıkmak. Sahibi yok. Sadaka için yalvarmak. Rağbet görmemek. Yardım istemek.

Legginged : Tozluk giyen. Tozluk giymiş olan. Tozlukla örtülmüş olan. Tozluk giymiş. Tozluk tarafından korunan. Tozlukla korunan.

İngilizce Egging Türkçe anlamı, Egging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Egging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gear : Pılı pırtı. Çark dişleri birbirine geçmek. Dişli. Koşum takımı. Vites değiştirmek. Takım. Ayarlamak. Çalışma. Uydurmak. Teçhizat.

Actuate : Kuvveden fiile çıkarmak. Harekete geçirmek. Etkin hale getirmek. Faaliyete geçirmek. Harekete getirmek. İşletmek. Hareketlenmek. Çalıştırmak.

Eggler : Yumurta atmak. Dürtmek. Yumurta. Taslak. Torpido. Damarına basmak.

Antagonise : Aleyhine çevirmek. Karşı çıkmak. Düşman etmek. Husumeti tahrik etmek. Kızdırmak. Önlemek (ayrıca antagonize). Düşmanlığa sebep olmak. Husumete sebep olmak. Karşı koymak.

Drew : Çizmek. Germek. Fıçıdan çekmek. Devam etmek. Silah çekmek. Kura çekmek. Karalamak. Yazmak. Sorguya çekmek. Almak.

Donkey engine : Yardımcı motor. Jeneratör. Yardımcı buhar makinesi.

Camshaft : Motor kapaçlarını yöneten buruncukları taşıyan dingil. Eksantrik mili. Dağıtım dingili. Kamın takılı olduğu şaft. Kam şaftı. Kemşaft. Ekzantirik mil. Kam mili.

Encouragement : Bir gözlem sürecinde kendisinden bilgi istenen kişilerin istemli katılımını sağlamak üzere yapılan güdüleme, bk. özendirme. Özendirme. Teşvik etme. Cesaret verme. Yüreklendirme. Teşvik.

 

Abetted : Suça iştirak. Suça katılmak. Yardakçılık etmek. Kışkırtılmış. Suç ortaklığı. Suç ortaklığı yapmak.

Commove : Şiddet ile hareket etmek. Provoke etmek. Kafasını karıştırmak. Toplumun şiddet duygularını körüklemek. Rahatsız etmek. Karıştırmak. Zorla hareket etmeye neden olan. Heyecanlandırmak.

Egging synonyms : causal agency, causal agent, reaction propulsion engine, power train, geartrain, automobile engine, encouragements, disturbs, gassings, auxiliary engine, agitating, antagonising, antagonises, embolden, reaction engine, spur on, engenders, antagonize, motor, bubbling, emboldened, cathects, cheer on, gassing, aggravate, gearing, generator, antagonised, train, heat engine, boost, antagonizes, cheered.

Egging zıt anlamlı kelimeler, Egging kelime anlamı

Continuance : Devam. Süre. Kalıcılık. Süreklilik. Temdit. Erteleme. Bir süreç ya da gidişin aralıksız süregelmesi. Sürüp gitme. Uzatma. Kesiksizlik.

Continuation : Devam. İdame. Uzatma. Temdit. Borsada bir alışverişin gününü uzatma. borsada bir alışverişin gününü uzatmak için ödenen para. Zeyil. Devam etme. Arka. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Sürme.

Activation : Harekete geçirme. Canlandırma. Hareketlenme. Görevlendirme. Uygulama. Etkinleşme. Etkilenim. Etkinleştirme. Aktifleştirme. Hareketlendirme.

Egging antonyms : monetization, discouragement.