Eggshells türkçesi Eggshells nedir

Eggshells ile ilgili cümleler

English: Where do I throw these eggshells?
Turkish: Bu yumurta kabuklarını nereye atarım?

Eggshells ingilizcede ne demek, Eggshells nerede nasıl kullanılır?

Eggshell china : İnce ve kırılgan porselen.

Eggshell : Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı. Kırılgan. Yumurta kabuksu. Nazik. Yumurta kabuğu. İnce.

Eggshaped : Yumurta biçiminde.

İngilizce Eggshells Türkçe anlamı, Eggshells eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eggshells ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coat : Kaban. Tabaka. Kaplamak. Kat. Sürmek (boya veya sıva). Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mont. Bir tabaka (boya vb) sürmek. Sarmak. Post.

Shell : Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Bir hayvanın, meyvenin, bazı yumurtaların, kalkerli, silisli, keratinsi ya da kitinli sert dış örtüsü. kavkı. Bombardıman etmek. Kik. Kabuğunu çıkarmak. Deniz kabuğu. Topçu mermisi. Top ateşine tutmak. Kabuk. Top ateşiyle dövmek.

 

Eggs : Eşek şakası. Bomba. Torpido. Yumurtalar. Böcek yumurtaları. Yumurta.

Eggshell : Kırılgan. İnce. Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı. Nazik. Yumurta kabuksu.

Cover : Kılıf. Yetmek. Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı. İnanca. kağıt para karşılığı değerli maden. herhangi bir nesnenin karşılığı olan para. Kapamak. Kaplamak. Örtü. Güvence. Karşılık. Sakınmalık.

Egg : Taslak. Bomba. Kışkırtmak. Yumurta atmak. Genellikle yuvarlak şekilli, dişi eşey organında mayoz bölünmeleri sonucu teşekkül eden haploit kromozom sayılı, erkek eşey hücresi ile birleşerek zigotu meydana getiren, büyük, hareketsiz, bir hücre. ovum. Damarına basmak. Dürtmek. Tahrik etmek. Teşvik etmek.

Egg shell : Yumurtanın dışındaki sert kabuğu.

Covering : Örtü. Tabaka. Deniz yüzünün yükselmesi ya da oluşum deyimleriyle, kıyıların ve karaların su altına girmesi. Perde. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Mahfaza. Kabuk. Kat. Batma.

Eggshells synonyms : natural covering.