Eggshell türkçesi Eggshell nedir

  • Yumurta kabuksu.
  • Kırılgan.
  • Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı.
  • Yumurta kabuğu.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • İnce.
  • Nazik.

Eggshell ile ilgili cümleler

English: Where do I throw these eggshells?
Turkish: Bu yumurta kabuklarını nereye atarım?

Eggshell ingilizcede ne demek, Eggshell nerede nasıl kullanılır?

Eggshell china : İnce ve kırılgan porselen.

Eggshells : Yumurta kabuğu.

Eggshaped : Yumurta biçiminde.

As sure as eggs is eggs : Yüzde yüz.

Adhesive eggs : Yapışkan yumurtalar. Kabuklarında yumurtanın suya temas etmesiyle aktif duruma geçen yapışkan tabakası bulunan yumurtalar.

Ham and eggs : Jambonlu yumurta. Jambonlu omlet.

Beat eggs : Yumurta çırpmak. Yumurta karıştırmak.

Bacon and eggs : Gazal boynuzu. Serpik. Bacaklar (doğu londra argosu).

Walk on eggs : Dikkat etmek zorunda olmak. Ayağını denk almak. Çok hafif adımlarla yürümek. Temkinli davranmak. Dikkat etmek. Yumurtalar üzerinde yürümek. İnce buz üzerinde yürümek. Dikkatli olmak. Dikkatlice yürümek.

Beaten eggs : Çırpılmış yumurta. Yumurta çırpmak. Yumurta karıştırmak.

İngilizce Eggshell Türkçe anlamı, Eggshell eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Eggshell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blandest : Tadı bebek maması gibi ve hazmı kolay olan (yemek). Yumuşak. Kibar. Uysal. Sıkıcı. Mülayim. Şahsiyetsiz. Yavan. Tatsız. Yumuşakbaşlı.

Friable : Kolay ufalanabilir. Gevrek. Kolay dağılır. Kolayca ufalanabilen. Ufalanır. Ufalanabilir. Kırılabilir. Ufalanmaya yatkın.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı. Abdominal ağrı.

As soon as : İle birlikte. Hemen. -er -mez. Eder etmez. Derhal. İster istemez. Yapar yapmaz. En kısa zamanda. İle beraber. Mümkün olduğu kadar çabuk.

Civiler : Ferdi. Hükümete ait. Kamu. Uygar. Yurttaşlık ile ilgili. İç. Medeni. Medeni hukuk ile ilgili. Mülkiye.

Delicates : Hassas (konu). Kolay kırılabilen. Leziz. Kibar. Narin. Titiz. Yumuşak (dokunuş). Tetik. Hassas.

Considerate : Hürmetkar. Saygılı. Anlayışlı. İzanlı. Hatırşinas. Temkinli. Düşünceli. Dikkatli.

Cannie : İhtiyatlı. Dikkatli. Sakin.

Abdomen : Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Batın. Böcek gövdesinin alt kısım.

Eggshell synonyms : natural covering, a dna, egg shell, tetchier, attic, a amplitude mod, civilised, bland, frails, complaisant, a c syndrom, coat, egg, frailer, a crochordon, dainties, blander, frailest, a band, eggshells, abdominal distention, abattoir, courteous, flappable, fragile, brittles, civilized, shell, delicate, abamectin, civilest, civil, accurate.

 

Eggshell ingilizce tanımı, definition of Eggshell

Eggshell kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The shell or exterior covering of an egg. Also used figuratively for anything resembling an eggshell.