Egiş nedir, Egiş ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
[Bakınız: eğiş].
[Bakınız: eyiş].
Tandırdaki ateşleri karıştırmaya ve düzelmeye yarayan bir araç.
Ocaklara tencere ve benzeri şeylerin düşmemesi için, enlemesine konulan demir çubuk.
Bıçkının ağzından dökülen toz.
Ekmeği tandırdan almak için demirden yapılan bir ucu eğik, bir ucu yassı araç.
Eğiş; şiş; tandırı karıştırmakta ve tandırdan güveçleri ve düşen ekmekleri çıkarmakta kullanılan bir ucu yuvarlak bir kürek gibi yassıltılmış, diğer ucu şekline konulmuş şiş.
Ateş küreği.
Bulamaç karıştırılan uç kısmı geniş düz bir alet.
Egiş tanımı, anlamı
Egiş bügüş : Eğri büğrü, yamuk yumuk, dolambaçlı
Egiş eğüş : Ateş küreği, tandırdan ekmek çekecek eğik demir.
Egişi : Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya yarayan bir çeşit araç.
Egişmeç : Yün eğirmeye yarayan araç, kirmen.
Egişmek : Sarkıntılık etmek.
Egişmeş : Yün eğirmeye yarayan araç, kirmen.
Karıştırmak : Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Kurcalamak, oynamak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.
Ve benzeri : Sayılan birkaç şeyin benzerlerinin de bulunduğunu belirtmek için kullanılan bir söz, vesaire.
Karıştırma : Karıştırmak işi.
Enlemesine : Eni boyuna göre daha fazla olarak.
Ateş küre : Erimiş hâlde olduğu sanılan yer çekirdeği, pirosfer.
Karıştır : Karıştırmak.
Çıkarmak : Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.
Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.
Düzelme : Düzelmek durumu.
Çıkarma : Çıkarmak işi, emisyon. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.
Bulamaç : Sulu, cıvık hamur. Karışık, oradan buradan toplanmış. Bu koyulukta yapılmış olan çeşitli hamur yemekleri.
Benzeri : Aynı.
Ocaklar : Balıkesir ilinde, Erdek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.
Diğer dillerde Egesyon anlamı nedir?
İngilizce'de Egesyon ne demek ? : egetion

Bu kısımda Egiş nedir? Egiş ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Egiş tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Egiş hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.