Eksiltim nedir, Eksiltim ne demek

Teknik terim anlamı:

Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimenin, bir kelime grubunun veya bir cümlenin bazı ögelerinin atılıp eksiltilerek kullanılması olayı. Bu olayda, bazı ses veya kelimeler atılmış olduğu hâlde, anlamı aksatmayan kendine özgü bir dil biçimlenmesi, bir biçim bütünlüğü vardır: foto «fotoğraf, fotoğrafçı»; oto «otomobil»; daktilo «daktilo makinesi, daktilograf»; kolonya «kolonya suyu»; ayşekadın «ayşekadın fasulyesi»; kızartma «biber, patlıcan ve benzerleri kızartması»; günaydın «size aydınlık bir gün dilerim»; giriş «giriş kapısı»; çıkış «çıkış kapısı» gibi. Bazı konuşma parçaları ile sorulan sorulara verilen cevaplarda da eksiltim olayı vardır: nereden geliyorsun? çarşıdan (çarşıdan geliyorum); hangi akla hizmet ediyorsun? Hiç. (Hiçbir akla hizmet etmiyorum) gibi. || devlet kuşu, denizde damla, devede kulak, neyin nesi kimin fesi, bata çıka, solda sıfır gibi deyimlerimiz de anlatım kısalığı içinde biçim bütünlüğü gösteren eksiltim olayının güzel örneklerini vermektedir.

Eksiltim kısaca anlamı, tanımı

Eksilti : Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimedeki eklerin veya bir cümledeki kelimelerin azaltılarak kullanılması olayı, elips. Anlaşılması için zaruri olmıyan bir veya birkaç kelimenin bir sözden kaldırılması (EKŞİLTİLİ, Elliptique). (Söz sanatı terimi) Cümlenin anlaşılması için zaruri olmıyan bir veya birkaç kelimenin kaldırılması. « - Hava soğuk mu? - Çok» gibi ki «Evet, hava çok soğuktur» yerine geçer (EKSİLTİLİ, Elliptique). Kullanılmayışları, anlatımda eksikliğe yol açmayan sözcüklerin düşürülmesi. Ör. -Bu romanı beğendiniz mi? -Çok! (Evet, bu romanı çok beğendim, yerine)

 

Eksi : Çıkarma işleminde - işaretinin adı, nakıs. Eksiklik. Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı), negatif, nakıs, artı karşıtı.

Eksiltimli : Eksiltim olayına uğramış şekil. Eksiltimli kelime, eksiltimli cümle gibi. bk. eksiltim.

Eksiltimli cümle : Genellikle günlük konuşmalarda yer alan ve bazı ögeleri kesilerek söylenip dinleyenin anlayışına bırakılan veya fiili kullanılmadan yargı bildiren cümle: Dikkat düşeceksin yerine dikkat! Bana yaptığınız yardımlar için size teşekkürler… yerine teşekkürler… Yarın toplantı olacağını biliyor muydunuz? sorusuna verilen evet (yarın toplantı olacağını biliyordum). — Bunların hepsini söyledin mi? Hepsini (söyledim), (P. Safa, Matmazel Noraliyanın Koltuğu, s. 52). Ben sırasıyla altı defterden, rastgele sayfalar okudum, dedi. Geride on iki defter daha var. Vapurum olmasaydı okurduk. İstanbul’a inmeye mecburum. Ferit dalgındı. Birdenbire doğrularak: Ben de! (İstanbul’a inmeye mecburum) dedi. (P. Safa, göst. e. s. 189). — Çok acıdım zavallı kıza… Öbürü cevap verdi: Evet ben de… (R. H. Karatay, Memleket Hikâyeleri: Hakk-ı Sükût, s. 113). Madem ki yaşamaktan vazgeçemiyorum… (A.H. Tanpınar, Sahnenin Dışındakiler, s. 310). Yitiriyorsunuz, demek artık onu dünyanın pisliklerine, rezilliklerine, tuzaklarına karşı koruyamayacaksınız; demek… (Kemal Tahir, Esir Şehrin İnsanları, s. 77) ve benzerleri bk. eksiltim.

 

Daktilo makinesi : Yazı makinesi.

Kendine özgü : Bir kimse veya şeye özgü olan, kendine mahsus, kendine has.

Çıkış kapısı : Yapılarda dışarı çıkmayı sağlayan kapı.

Kelime grubu : Cümle içinde kavramlar arasında ilişki kurmak üzere birden çok kelimenin belirli kurallar ile yan yana getirilmesinden oluşan, yapı ve anlamındaki bütünlük dolayısıyla cümle içinde tek bir nesne veya hareketi karşılayan ve herhangi bir yargı bildirmeyen kelimeler topluluğu. Türkçede ad tamlaması, sıfat tamlaması, birleşik ad, birleşik fiil, edat grubu, zarf grubu, ünlem grubu, unvan grubu gibi çeşitli kelime grupları vardır: Odanın tavanı, çocuk elbisesi, beş kardeşli aile, türlü türlü işler, kurumuş pınar, Kızılırmak, erken kalkmak, gece gündüz çalışmak, iş güç düşünmek, hiç sebepsiz, bildiği hâlde, çocuk gibi, pişman olmak, bakakalmak, bre kız vb.

Giriş kapısı : Yapılarda içeri girmek için kullanılan kapı.

Devede kulak : Bir bütüne göre ufak bir parça. Çok az, önemsiz.

Daktilograf : Yazı makinesi ile yazı yazan kimse, daktilo.

Solda sıfır : Hiçbir değeri ve önemi olmayan, benzerleriyle karşılaştırıldığında değersizliği daha iyi anlaşılan.

Devlet kuşu : Beklenmedik bir iyilik, iyi talih, talih kuşu.

Fotoğrafçı : Fotoğraf çeken ya da basan kimse. Fotoğrafhane.

Biçimlenme : Biçimlenmek işi, şekillenme, şekilleşme, formasyon.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Neyin nesi : Ne oluyor? Hayır ola?!.

Bata çıka : Güçlükle, zorlukla.

Ayşekadın : Kılçıksız, lezzetli bir taze fasulye türü.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak.

Diğer dillerde Eksiltim anlamı nedir?

İngilizce'de Eksiltim ne demek ? : ellipsis