Eksi nedir, Eksi ne demek

Eksi; bir matematik terimidir.

"Eksi" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Alışkanlıklarımız artılarıyla eksileriyle nelerdir, aktarılmıyor çocuklarımıza." - N. Meriç

Yerel Türkçe anlamı:

Kullanılmış eşya.

Eski, bayat.

Kötü, ters, fena, aksi.

Yarı yanmış odun

Bir yanı yanmış odun

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir imlemede artı doğrultunun tersine yönelmiş sayılara verilen im.

İki sayıdan, iki nicelikten birini ötekinden çıkarma işlemini belirleyen im.

Sayıların sıfırdan küçük olanlarına verilen im.

Yalnız iki eşlemi bulunan nesneler den birine verilen im; eksi yük gibi.

Kimya'daki anlamı:

1.Atom veya atom kümesinin elektron kazanmasıyla oluşturduğu yükün işareti. 2.Durgun elektrikte ebonit çubuğun sürtünmesiyle oluşan yükün işareti. 3.Koordinat ekseninde, maddeye göre seçilen bir bölgede alınan yerlerin işareti. 4.Çıkartma işleminin işareti.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

(I) Sıfırdan küçük olan.

Çıkarma işlemi.

Artı karşıtı.

Çıkarma işleminin (-) simgesi.

Sıfırdan küçük nicelik.

Diğer sözlük anlamları:

Eksik, noksan.

[Bakınız: eğsi]

Eski.

 

Bilimsel terim anlamı:

1—a. Kon dizgesinde, özeğe göre seçilen, bir bölgede alınan yerlerin imi. b. Çıkarma işlemi imi. 2-Durgun elektrikte ebonit çubuğun sürtünmesiyle oluşan yük imi.

Bir atom ya da atom kümesinin elektron kazanmasıyla oluşturduğu yük imi (bk. eksin).

İngilizce'de Eksi ne demek? Eksi ingilizcesi nedir?:

minus, negative, less

Osmanlıca Eksi ne demek? Eksi Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

...nâkıs.., menfi

Eksi hakkında bilgiler

[Bakınız: artı]

Eksi anlamı, kısaca tanımı:

Eksi sayı : Sıfırdan küçük sayı, negatif sayı.

Eksi uç : Elektrikle yapılmış olan temizleme, parlatma vb. işlemlerde yer alan eksi yüklü elektrot. Elektrikle yapılmış olan ayrıştırmada sıvıya batırılıp akımın geçmesini sağlayan metal uçlardan eksi yüklü olanı, katot.

Eksibe : Kumul.

Eksibisyonizm : Göstermecilik.

Eksik : Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. İhtiyaç duyulan şey. Az. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat.

Eksik artık : Elde ne varsa.

Eksik çıkmak : Tartı veya ölçü tam olmamak.

Eksik doğmak : Vaktinden önce veya organları gelişmeden doğmak.

Eksik etek : Kadın.

Eksik etmemek : Her zaman bulundurmak.

Eksik gedik : Gereksinim duyulan ufak tefek şeyler.

Eksik gedik kapamak : Ufak tefek gereksinimleri karşılamak.

Eksik gelmek : Yetişmemek, yetmemek.

Eksik olma : "var ol, sağ ol!" anlamında kullanılan bir söz.

Eksik olmamak : Her vakit ve her fırsatta bulunmak.

Eksik olmasın : "sağ olsun, var olsun" anlamında kullanılan bir söz.

Eksik olsun : "gereği yok" anlamında kullanılan bir söz. "ölsün!" anlamında kullanılan bir ilenme sözü.

Eksiklenmek : Eksiklik duymak.

Eksikli : Kendisine bir şey gerekli olan, muhtaç. Kadın.

 

Eksiklik : Eksik olma durumu, eksik olan miktar, noksan, nakisa, fıkdan.

Eksiksiz : Eksiği olmayan, tam, tamam. İyi, namuslu, temiz. Tam olarak.

Eksiksizlik : Eksiksiz olma durumu.

Eksilen : Çıkarma işleminde kendisinden çıkarma yapılmış olan sayı.

Eksiliş : Eksilme işi.

Eksilme : Eksilmek işi, azalma, tenakus.

Eksilmek : Azalmak, az duruma gelmek. Bulunmamak, var olmamak, rastlanmamak.

Eksiltilme : Eksiltilme işi.

Eksiltilmek : Eksiltme işine veya durumuna konu olmak.

Eksiltme : Eksiltmek işi. Bir işin kimin tarafından daha ucuz yapılacağının anlaşılması için istekliler arasında açılan fiyat kırma işi, ihale.

Eksiltmek : Eksik duruma getirmek, sayısını azaltmak.

Eksiltmeye çıkarmak : Bir işi, istekliler arasında en ucuz fiyat verene bırakmak için ihaleye çıkarmak.

Eksin : Anyon.

Açık eksiltme : Yaptırılacak bir işin, satın alınacak bir malın ucuza sağlanması için işi yapacak veya malı satacak kişiler arasında fiyat düşürme yarışına dayanan işlem.

Ağzından söz eksik etmemek : O sözü sürekli söylemek.

Bir bu eksikti : Sıkıntılı bir durum varken bir yenisinin çıkması üzerine söylenen bir söz.

Dağ başından duman eksik olmaz : "büyük adamların, büyük iş yapanların her zaman üzüntüleri, sıkıntıları vardır" anlamında kullanılan bir söz.

Deniz kenarında dalga eksik olmaz : "içinde çeşitli olayların geçmesi doğal olan bir ortamda zaman zaman sert çatışmaların, fırtınaların çıkması da olasıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Kafasının bir tahtası eksik : Akıl dışı davranışlarda bulunan.

Tahtası eksik : Aklı tam olmayan, şaşkın, alık, budala.

Yuları eksik : Kaba, anlayışsız (kimse).

Çıkarma : Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Çıkarmak işi, emisyon. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.

İşlem : Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi.

İşaret : El, yüz hareketleriyle gösterme. Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. Belirti, gösterge, alamet.

Sıfır : Kendi başına değeri olmayan, ondalık sayı sisteminde sağına geldiği rakamı on kere büyüten işaret (0). Olmayan, bulunmayan. Yeni, kullanılmamış. Hiçbir değeri olmayan şey. Kötü, başarısız, verimsiz.

Küçük : Geri aşamada. Kısık, parlak olmayan (ses). Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Yaşı daha az olan. Değersiz, önemsiz. Küçük abdest. Niteliği aşağı olan, bayağı. Niceliği az olan.

Negatif : Gerçekteki aydınlık ve karanlık bölümleri tersine gösteren fotoğraf camı veya filmi. Eksi, pozitif karşıtı. Olumsuz.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Eksi alan ekonomileri : Birden fazla çıktının birlikte üretilme maliyetinin, her çıktının ayrı ayrı üretilmesi durumunda karşılaşılacak olası maliyetlerin toplamından büyük olması. krş. alan ekonomileri

Eksi belgili ikidoğrusal biçim : E doğrusal uzayı üzerinde, her (…)için (…)eşitsizliğini sağlayan B : ExER bakışımlı ikidoğrusal biçimi.

Eksi çarpıklık : [Bakınız: çarpıklık]

Eksi değişi : f gerçek işlevinin tanım kümesindeki bir x sayısı için, h>0 olmak üzere f(x)-f(x-n) sayısı.

Eksi dışsal ölçek ekonomileri : Üreticilerin kendi dışından kaynaklanan, verimliliğin azalmasına ve maliyetlerinin artmasına yol açan etkiler. krş. dışsal ölçek ekonomileri

Eksi dışsal tasarruflar : Tüketicilerin kendi dışından kaynaklanan ve gönençlerinin azalmasına yol açan etkiler. bk. eksi dışsal ölçek ekonomileri

Eksi direnç : Geçirdiği akımın yeğinliği artınca uçları arasındaki gerilimin düştüğü direnç.

Eksi elektrik : (fizik)

Eksi faiz oranı : Enflasyon oranının altında belirlenen ve reel getirisi negatif olan faiz oranı.

Eksi gelir vergisi : Devletin belirli bir gelir düzeyinin altında gelire sahip kişilere, geliri ile orantılı biçimde yaptığı parasal yardım.

Eksi ile ilgili Cümleler

  • Benim çekmecenin kilidi kurcalanmış ve benim evraklardan bazıları eksik.
  • Eksik bir peçete var.
  • Eksik sadece bir şey var.
  • Hatalarımızın çoğu sabır eksikliğinden geliyor.
  • Eksik bir kız var.
  • Bu raporun bir sayfası eksik.
  • Eksik bir sayfa var.
  • Bu rapor eksik.
  • Öğrencilerin eksikliği nedeniyle okul, yıl sonunda kapatılacaktır.
  • Tom'un ofis kapısı açıktı ama hiçbir şey eksik bulunmadı.
  • Hatalarımızın birçoğunun kaynağı sabır eksikliğidir.
  • Eksik yönlerimin ne olduğunu biliyorum.
  • Eksik bir şey var.
  • Eksik bir şey var gibi görünüyor.

Diğer dillerde Eksi anlamı nedir?

İngilizce'de Eksi ne demek? : adj. negative, minus

n. negative

prep. minus, less

Fransızca'da Eksi : moins

Almanca'da Eksi : adv. minus

Rusça'da Eksi : n. минус (M), головня (F)

adj. отрицательный, минусовый