Elasticity of factor substitution türkçesi Elasticity of factor substitution nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Üretim faktörleri oranlarındaki oransal değişmenin, marjinal teknik ikame oranındaki oransal değişmeye oranı biçiminde hesaplanan ve üretim faktörlerinin birbirlerinin yerine kullanılabilme gücünü gösteren katsayı. krş. marjinal teknik ikame oranı.
  • Faktör ikame esnekliği.

Elasticity of factor substitution ingilizcede ne demek, Elasticity of factor substitution nerede nasıl kullanılır?

Elasticity : Elastisite. Özdeğin, uygulanan kuvvet kaldırıldıktan sonra tikel olarak ya da tümüyle başlangıç biçimini alabilme özelliği. Bir fonksiyonel ilişkide, diğer bağımsız değişkenler sabitken, bağımsız bir değişkendeki yüzde değişmenin bağımlı değişkende yarattığı yüzde değişmeyi ölçen, yani bağımlı değişkendeki oransal değişmenin bağımsız değişkendeki oransal değişmeye oranı biçiminde ifade edilen duyarlılık katsayısı. Yapağının gerildikten sonra tekrar önceki pozisyonuna veya uzunluğuna geri dönebilme yeteneği. Elastiklik. Esneklik. Kuvvetle orantılı olarak uzayıp kısalma durumu. Elastikiyet. Ekonomi, fizik, kimya, iktisat, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir cismin, kuvvet etkisiyle uzunluk, oylum ya da biçimce değişikliğe uğraması, ve kuvvet kalkınca başlangıç biçim ve boyutlarını yeniden bulması özelliği.

 

Of : -nin. -nın. Li. İle ilgili. In. Hakkında. Den. -den övünerek bahsetmek. Yüzünden. -in.

Factor : Etmen. Neden. Etken. Unsur. Çarpan. Öğe. Kalıtımsal özellik taşıyan gen. Bir olayın oluşumunu etkileyen değişkenlerden her biri. Alacaklandırıcı. Eleman.

Substitution : Yerine koyma. Substitüsyon. Yerine koyma, ikame. Değiştirim. Yerine çalıştırma (geçici bir süre için). Ornatım. Ornatma. Yerine koyma veya geçme. Yerini alan şey. Özdeciğin bir öğeciği, bir topağı yerine başka bir türünü koyma işlemi.

Elasticity of compression : Bir cismin basınç etkisi altında oylumca esneklik göstermesi. Fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Sıkışım esnekliği. Sıkıştırma esnekliği. Kompresyon esnekliği.

Elasticity of extension : Uzama esnekliği. Bir telin ya da çubuğun gerici kuvvet etkisinde ve kuwetle oranlı olarak uzaması ve kuvvet etkisi kalkınca eski uzunluğunu bulması süreci.

Elasticity of flexure : Bükülme esnekliği. Eğilme esnekliği.

Elasticity of expectations : Bekleyiş esnekliği. Bir değişkenin beklenen değerindeki oransal değişmenin, şimdiki değerindeki oransal değişmeye oranı.

Elasticity of elongation : Uzama esnekliği.

İngilizce Elasticity of factor substitution Türkçe anlamı, Elasticity of factor substitution eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Elasticity of factor substitution ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Elasticity of factor substitution synonyms : a group shares, a shift in supply, a shift in demand, ability to pay approach, a change in individual demand, abnormal budget, factor substitution elasticity.