Elden gel nedir, Elden gel ne demek

Elden gel; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de argo olarak kullanılır.

  • ver! Elden gel bakalım iki papeli.
  • kutlamak amacıyla söylenen bir söz.

Elden gel ile ilgili Atasözü veya Deyim

dilden gelen elden gelse her fukara padişah olur : “kişi her söylediğini yapamaz, her dilediğini elde edemez” anlamında kullanılan bir söz.

elden geldiği kadar : yapılabildiği, olabildiği kadar.

elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz : “kişi yalnızca kendi kazancına güvenmeli, başkasının yardımını beklememelidir” anlamında kullanılan bir söz.

elden gelmemek : yapamamak, dayanamamak.

Elden gel tanımı, anlamı

Gel : Tahta. Oyuk, gedik. Bir tarlanın diğer tarla içine doğru yaptığı girinti. Dağ ve tepelerdeki çukurluklar

Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.

Elden : Doğrudan. Başkasıyla.

Kutlamak : Mutlu bir olaya sevinildiğini söz, yazı veya armağanla anlatmak, tebrik etmek. Önemli bir olayın gerçekleşmesinin yıl dönümü dolayısıyla tören yapmak, tesit etmek.

Kutlama : Kutlamak işi, tebrik. Kutlama töreni.

Söylen : Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk. söylenbilim, doğa söyleni, yaşam söyleni, toplumsal söylen, karşılaştırmalı söylenbilim. karşılığı söylence, öykünce, öykü, öykülem. Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değgin serüvenler.

 

Kutla : Kır at. On iki okkalık, ağaçtan yapılmış tahıl ölçeği, şinik. Yarım kile. 20 okkalık ölçü kabı. 3-4 metre uzunluğunda, 15-20 cm. eninde, 4-5 cm. kalınlıkta kereste.

Bakal : Karatavuk. Manav, sebzeci.

Papel : Bir liralık kâğıt para. Para.

Baka : Bak: Baka neler yapıyor. Dik (çift demiri için). Baksan a!.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

Söz : Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.

İki : Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Elden çıkmış sayılar anlamı nedir?

İngilizce'de Elden çıkmış sayılar ne demek ? : have been sold copies