Electricity türkçesi Electricity nedir

  • Elektrik akımı.
  • Eksiciklerin akım ve alanlarından oluşan görüngeler.
  • Kıvıllık.
  • Cereyan.
  • Elektrik yükünün yol açtığı bütün olaylar için kullanılan genel terim.
  • İki nesnenin birbirine sürtünmesiyle, sıkıştırma gibi herhangi bir mekanik etki sırasında, ısının kimi örütler, ışığın kimi özdekler üzerindeki etkisiyle ya da ayrı potansiyelli iki özdek arasında oluşan ve etkisini çekme, itme, mekanik, kimyasal, ısıl vb. olaylar biçimin de gösteren erke türü.
  • Duruk ya da devinen elektrik yüklerinin yol açtığı tüm görüntüleri inceleyen doğabilim dalı.
  • Elektriklilik.
  • Elektrik.
  • Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Çıngı.

Electricity ile ilgili cümleler

English: I received my electricity bill.
Turkish: Elektrik faturamı teslim aldım.

English: 31 percent of Germany's electricity comes from renewable energy sources.
Turkish: Almanya'nın elektriğinin yüzde 31'i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanır.

English: Ali lives in the woods without electricity and running water.
Turkish: Ali elektrik ve akarsu olmadan ormanda yaşıyor.

English: Copper conducts electricity well.
Turkish: Bakır elektriği iyi iletir.

English: In this day and age, life without electricity is unimaginable.
Turkish: Bu çağda elektriksiz bir hayat düşünülemez.

 

Electricity ingilizcede ne demek, Electricity nerede nasıl kullanılır?

Electricity generator : Elektrik üreteci. Çıngı üreteci.

Electricity mains : Bir yerleşim yerinde ya da bir konutta elektrik akımını, kaynağından kullanma yerlerine taşıyan yalıtılmış tellerin tümü. Elektrik dağıtım ağı.

Electricity network : Çıngı şebekesi.

Atmospheric electricity : Atmosfer elektriği. Atmosferik elektrik.

Current electricity : Elektrik akımı. Akım elektriği.

Static electricity : Statik elektrik. Durağan elektrik. Durgun elektrik. Statik çıngı.

Galvanic electricity : Galvanik elektrik.

Frictional electricity : Sürtünme elektriği. Sürtünümle elektriklenme. İki değişik yalıtkanın birbirine sürtünmesiyle yalıtkanlar üzerinde karşıt imli yükler oluşturma. Sürtünme ile elektriklenme.

Negative electricity : Eksi elektrik. Negatif çıngı. Negatif elektrik. Eksi yük. Elektron tarafından taşınan yük türü.

Dynamic electricity : Dinamik elektrik.

İngilizce Electricity Türkçe anlamı, Electricity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electricity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cable : Elektrik akımı iletiminde kullanılan ve yalıtkan bir özdekle sarılı bulunan tel. Kablo döşemek. Telgrafla yollamak. Palamar. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Kablolamak. Elektrik kablosu. Kablolu yayın. Yüksek akımlı elektrik kordonu. Telgraf havalesi çekmek.

Movement : Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi. Kısım. Bölüm. Devim. Eylem. Oyun düzeninde yoruma uygun olarak hareketlerin ortaya çıkarılması. hareketin uygulayımsal ölçülerinin, duygusal değerlerinin ve niteliklerinin saptanması. Faaliyet. Manevra. Ritm. Biyoloji, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Power : Birim zamanda yapılan işin niceliği ile ölçülen iş yapabilme yeteneği. Bir bireyin, bir toplumsal kümenin, bir toplumun başka birey, küme ya da toplumları egemenliği, baskısı ve denetimi altına alma, özgürlüklerine karışma ve onları beli biçimlerde davranmaya zorlama yetkisi ya da yeteneği. Yeti. Vekaletname. Yetenek. Üs (matematik terimi). Otorite. Yetki. Tesir. Hızla gitmek.

Tenor : Eğilim. Asıl suret. En tiz erkek sesi (tenor). Gidişat. Genel anlam. Vade. Tenor. Akış. En tiz erkek sesi.

Drafts : İstismar. Taslaklar. Sıkıntı. Dama. Dama oyunu. Çekme. Rahatsızlık. Müsvedde. Askerlik. Çekiş.

Circulation : Akıntı. Döngüsel yer ya da konum değiştirme devinimi. Devretme. Dolanım. Bir sıvının, kanın ya da sitoplazma gibi sıvı içeren yapıların bir kanal ya da bir yönde sürekli hareketi. sirkülasyon. Tiraj. Dolaşım. Baskı sayısı. Deveran. Devir.

Static electricity : Statik elektrik. Durağan elektrik. Durgun elektrik. Statik çıngı.

Fluxion : Akıntı. Fluksiyon. Boşalma. Deşarj. Fonksiyonun türevi (matematik). Akış. Akma.

Juices : İçki. Meyve suyu. Su. Benzin. Özsu. Salgı.

Flow : Met halinde olmak. Akıcı özelliği olan özdek ya da erkenin yer değiştirme olayı. Taşmak. Bastırmak. Akmak. Akıp gitmek. Akıcı olmak. Dolaşmak (kan vb). Dökülmek (elbise veya kumaş vb belirli bir şekilde). Akım.

Electricity synonyms : alternating electric current, physical phenomenon, piezo effect, direct electric current, draught, electrical current, signal, electricalness, electrical, photoelectricity, piezoelectricity, free energy, hydroelectricity, galvanism, washing machine, currents, electric current, ac, the course of events, dc, alternating current, course of events, tide, power current, dynamic electricity, fluxions, energy, juice, draft, tenors, thermoelectricity, electrical energy, circulations.

Electricity zıt anlamlı kelimeler, Electricity kelime anlamı

Alternating current : Alt akım. Almaşık akım. Aa. Alternatif akim. Alternatif akım. Dalgalı akım.

Direct current : Bilgisayar, fizik, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hep aynı yönde yol alan elektrik akımı. dalgalı akımın karşıtı. İletken bir çevrim üzerinde yön değiştirmeyen elektrik akımı. Direkt akım. Düz akım. Doğrudan akım. Bir iletken boyunca, eksiciklerin yalnızca bir doğrultuda akışı. Doğru akım. Döngüsel olmayan elektrik akımı.

Electricity ingilizce tanımı, definition of Electricity

Electricity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A power in nature, a manifestation of energy, exhibiting itself when in disturbed equilibrium or in activity by a circuit movement, the fact of direction in which involves polarity, or opposition of properties in opposite directions. And by producing heat, light, concussion, and often chemical changes when the circuit passes between the poles or through any imperfectly conducting substance or space. It is generally brought into action by any disturbance of molecular equilibrium, whether from a chemical, physical, or mechanical, cause. By exhibiting accumulated polar tension when the circuit is broken. Also, by attraction for many substances, by a law involving attraction between surfaces of unlike polarity, and repulsion between those of like.