Electronic charge türkçesi Electronic charge nedir

  • Temel yük.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Elektron yükü.
  • Doğada ölçülebilen en küçük yük; elektrik yüklerinin doğal temel birimi, anlamdaş eksicik yükü.

Electronic charge ingilizcede ne demek, Electronic charge nerede nasıl kullanılır?

Electronic : Elektronik. Çıncalık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektron lambası. Elektrik olaylarını, elektronların devinimlerinden oluşmuş sayarak inceleyen, özellikle bunların işleyime uygulanışıyla uğraşan fizik dalı. (bu dalın içine özellikle radyo ışıtaçlarının ısıl-iyonsal yayını, ışıkelektrik etkisi, katılardaki iletkenlik, ışınırlık, vb. olaylar girer. uygulama alanında da radyo, televizyon, telefon, radar, bilgisayarlar, vb. bulunur). elektronlarla ilgili, elektronik özellik taşıyan. Elektronsal.

Charge : Yükümlülük. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Saldırmak. İtham etmek. Aydınlatmak. Besleme. Suçlamak. Ücret. Yük. Çevresinde kıvıl alan yaratan, artı ya da eksi alabilen temel tanecik özelliği, niceliği.

Electronic advertisement : Her türlü elektronik ortamda yapılan etkileşimli reklam. Elektronik reklam.

Electronic advertising : Elektronik reklam etkinliği. Elektronik reklamcılık.

 

Electronic air filter : Elektronik hava filtresi.

Electronic autopilot : Elektronik otomatik pilot.

İngilizce Electronic charge Türkçe anlamı, Electronic charge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electronic charge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acoustic absorptivity : Ses emiciliği. Ses soğurganlığı. Ses emiciliği katsayısı. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı.

Absolute units : Saltık birimler. Temel kütle. Salt birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi.

Base load : Ana yük (elektronik terimi). Asgari yük. Baz yük.

Absolute magnitude : Mutlak büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Saltık büyüklük.

Accumulation coefficient : Birikim katsayısı. Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı.

Accelerometer : Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. İvme ölçer. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). İvmelenmeyi ölçen cihaz. İvmeyi ölçen aygıt. İvmeölçer. Hızlanma ölçer. İvmeyi ölçen. İvme ölçme aleti.

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Absolute zero : Mutlak sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Saltık sıfır. Salt sıfır.

Absorption band : Soğurum kuşağı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Absorpsiyon bandı. Soğurma bandı.

 

Acoustic feedback : Akustik geribesleme. Hoparlör geri beslemesi. Ses geribeslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi.

Electronic charge synonyms : absorptivity, abampere, absolute concentration, abcoulomb, electron charge, absorptiometer, absorption loss, absorption edge.