Electronic trade türkçesi Electronic trade nedir

  • Ağ üzerinde yapılan tüm ticaret işlemleri.
  • Elektronik ticaret.
  • İktisat alanında kullanılır.

Electronic trade ingilizcede ne demek, Electronic trade nerede nasıl kullanılır?

Electronic : Elektrik olaylarını, elektronların devinimlerinden oluşmuş sayarak inceleyen, özellikle bunların işleyime uygulanışıyla uğraşan fizik dalı. (bu dalın içine özellikle radyo ışıtaçlarının ısıl-iyonsal yayını, ışıkelektrik etkisi, katılardaki iletkenlik, ışınırlık, vb. olaylar girer. uygulama alanında da radyo, televizyon, telefon, radar, bilgisayarlar, vb. bulunur). elektronlarla ilgili, elektronik özellik taşıyan. Elektronsal. Elektronik. Çıncalık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektron lambası.

Trade : Zanaat. Takas etmek. İş yapmak. Alışveriş yapmak. Alım satım yapmak. Ticaret. Kar elde etmek amacıyla yapılan alım satım etkinliği. Alışveriş. Satmak. Tecim.

Electronic advertisement : Her türlü elektronik ortamda yapılan etkileşimli reklam. Elektronik reklam.

Electronic advertising : Elektronik reklam etkinliği. Elektronik reklamcılık.

Electronic air filter : Elektronik hava filtresi.

Electronic autopilot : Elektronik otomatik pilot.

İngilizce Electronic trade Türkçe anlamı, Electronic trade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electronic trade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

E trade : Elektronik alışveriş. Her türlü mal, hizmet ve taşınır değerin elektronik ağ üzerinden alınıp satılması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Electronic trade synonyms : abnormal budget expenditures, a shift in individual demand, a type mutual funds, electronic commerce, a shift in supply, ability to pay principle, a change in supply, a change in individual demand.