Elytron türkçesi Elytron nedir

  • Kın kanat.
  • Düz bir hat şeklinde birleşen ve hareketsizken arka kantlara koruma sağlayan (biyoloji terimi).
  • Böceklerin ve bazı haşerelerin deri benzeri üst kanatları.
  • Kınkanat.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Üst kanat (böcekte).
  • Üst kanat.
  • Kın kanatlılarda (coleoptera) kitinleşmiş kanatlar. elitra.

Elytron ingilizcede ne demek, Elytron nerede nasıl kullanılır?

Hemelytron : Böcekte ön kanat.

Elytroid : Üst kanatlı (böcekte).

Elytra : Kın kanat. Elitra. Böceklerin ve bazı haşerelerin deri benzeri üst kanatları. Kınkanat. Düz bir hat şeklinde birleşen ve hareketsizken arka kantlara koruma sağlayan (biyoloji terimi). Kitinleşmiş kanat yapısı. Üst kanatlar (böcekte). Üst kanat.

Proselyte : Başkasını kendi dinine çevirmek. Din değiştiren kimse. (dini olarak) dönme. Din değiştirme. İnançtan dönme. Dönme. Dinini değiştiren kimse. Başkasını kendi dinine çevirmeye çalışmak.

Proselyted : Din değiştirme. (dini olarak) dönme. Başkasını kendi dinine çevirmeye çalışmak. Başkasını kendi dinine çevirmek. Dinini değiştiren kimse.

Proselytized : Başkasını kendi dinine çevirmek. Din değiştirmek. Dinini yaymak. Din propagandası yapmak. Kendi dinine döndürmek. Dinini değiştirmek. Kendi dinine çevirmek. Kendi dinine çevirmeye çalışmak.

 

Proselytism : Din propagandası yapma. Başkasını kendi dinine döndürmeye çalışma. Başkalarını kendi dinine çevirmeye çalışma. Başkalarını kendi dinine çevirme. Dini yaymaya çalışma.

Proselytise : Kendi dinine döndürmek. Kendi dinine çevirmeye çalışmak. Başkasını kendi dinine çevirmek. Dinini yaymak. Dinini değiştirmek. Din propagandası yapmak. Din değiştirmek. Kendi dinine çevirmek.

Proselytes : Din değiştirme. Başkasını kendi dinine çevirmek. Dönme. Başkasını kendi dinine çevirmeye çalışmak. Dinini değiştiren kimse. İnançtan dönme. (dini olarak) dönme.

Proselyting : Din değiştirme. Başkasını kendi dinine çevirmek. Başkasını kendi dinine çevirmeye çalışmak. Dinini değiştiren kimse. (dini olarak) dönme.

İngilizce Elytron Türkçe anlamı, Elytron eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Elytron ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acacia : Salkım ağacı. Akasya sakızı. Mimoza. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

 

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

Wing case : Böcek kanadını saran kabuk. Böceklerin kanadını saran kabuk. Elitra.

Wing cover : Kınkanatlılar dizisine bağlı böceklerin, gövdeyi korumakla görevli ve çok sert yapıda birinci çift kanatları.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Elytron synonyms : a cells, wing, a site, a protein, lady beetle, abambulacral area, elytra, abiotic factor, a chromosome, abiotic environment, abductor muscle.

Elytron ingilizce tanımı, definition of Elytron

Elytron kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the anterior pair of wings in the Coleoptera and some other insects, when they are thick and serve only as a protection for the posterior pair.