Emancipated türkçesi Emancipated nedir

  • Azat edilmiş.
  • Özgürlüğüne kavuşmuş.
  • Eşitlik taraftarı.
  • Özgür.
  • Serbest bırakılmış.

Emancipated ingilizcede ne demek, Emancipated nerede nasıl kullanılır?

Unemancipated : Kısıtlamalarından kurtulmamış (insan haklarının yokluğu gibi). Azat edilmemiş. Kısıtlanmış. Özgürlüğüne kavuşmamış.

Emancipate : Özgürlük vermek. Soyutlamak. Azat etmek. Serbest bırakmak. Kurtarmak. Bağlarından kurtarmak. Özgürlüğüne kavuşturmak. Özgür kılmak.

Emancipates : Özgürlük vermek. Azat etmek. Kurtarmak. Bağlarından kurtarmak. Serbest bırakmak. Özgür kılmak. Soyutlamak. Özgürlüğüne kavuşturmak.

Emancipating : Özgürlüğüne kavuşturmak. Özgürlüğüne kavuşturulmuş. Serbest bırakmak. Serbest bırakılmış. Azat edilmiş. Soyutlamak. Azat etmek.

Emancipation : Eşit haklar verme. Özgür kılma. Özgürleşme. Özgürlüğüne kavuşma. Kurtuluş. Azat etme. Serbest bırakma. Kurtulma. Azat. Özgürlüğüne kavuşturma.

Emancipation proclamation : 1863'te tüm güney kölelerini serbest bırakan abd cumhurbaşkanı abraham lincoln tarafından verilen emir (1865'deki iç savaş sona erene kadar yürürlüğe girmemiştir). Özgürlük bildirgesi.

Emancipative : Serbest bırakmaya eğilimli. Özgürleştirmeye meyilli. Özgürleştiren.

Emancipator : Özgürleştiren. Özgürleştiren kimse. Azat eden kimse. Azat eden. Özgürleştirici. Serbest bırakan kimse.

 

Emancipations : Azat etme. Özgürlüğüne kavuşturma. Özgürlük. Serbest bırakma. Özgürlüğüne kavuşma. Azat. Özgürleşme. Kurtuluş. Kurtulma. Eşit haklar verme.

Emancipationist : Eşitlikçi kimse. Köleleri azat etme taraftarı. Kölelik karşıtı kimse.

İngilizce Emancipated Türkçe anlamı, Emancipated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Emancipated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Autonomic : Özerk. Muhtar. İrade dışı olan. Otonom.

Liberation : Azat etme. Serbest bırakılma. Açığa çıkma. Özgürleşme. Kurtarma. Serbest kalma. Özgürleşim. Özgürlük. Azat.

Footloose : Serbest. İpsiz. Başıboş. Kayıtsız.

Discharged : Terhis edilmiş. Boşaltılmış. Boşalmış. Taburcu edilmiş. Taburcu olmuş. Boşaltılan. Azledilmiş. Çıkarılmış. Taburcu.

Latitudinarian : İleri görüşlü. Özgür düşünceli kimse. Tutucu olmayan. Serbest. Serbest fikirli.

Delivered : Nakledilmiş. İletildi. Özgür bırakılmış. Ulaştırıldı. Teslim edildi. İletilmiş. Bir yerden başka bir yere gönderilmiş. Taşınmış. Teslim edilmiş. Bir kimseden başka bir şeye geçirilmiş olan.

Released : Bırakıldı. Feragat etmek. Müsaade edilmiş. Muaf tutmak. Deklanşöre basmak. Yayın izni vermek. Salıvermek. Salmak. Açığa çıkan.

Decontrolled : Denetimi kaldırmak. Serbest bırakmak. Kontrolü kaldırılmış. Kontrolü kaldırmak.

Exempt : İstisna etmek. Muaf tutmak. Gümrük bildirmeliğinde sıfır olan vergi oranı. yurda, kesin olarak ve gümrük vergisi alınmadan sokulan mal. Bağışıklık. Hariç tutmak. Dışında bırakmak. Hariç. Serbest. Hariç tutulmuş.

 

Unchecked : Denetimsiz. Kontrolünden çıkmış. Yasaklanmamış. Durdurulmamış. Kontrolsüz. Engelsiz. Başıboş. Serbest. Başıboş bırakılmış.

Emancipated synonyms : emancipating, freed, freest, manumitted, exempts, fancy free, liberated, liberations, at liberty, at large, foc, independent, free man, freer, enfranchised, latitudinarians, free.

Emancipated zıt anlamlı kelimeler, Emancipated kelime anlamı

Unfree : Özgür veya serbest olmayan. Özgürlüğü iptal etmek. Tekrar yakalamak.