Embargo türkçesi Embargo nedir
- El koymak.
- Yasaklama.
- Askeri, siyasi ve iktisadi nedenlerle belirli malların iç veya dış ticarette serbestçe alım, satım ve taşınmasını engellemek için alınan önlem.
- Yasaklamak.
- Kadağan.
- Ambargo.
- Kısıtlama.
- Müsadere etmek.
- Ticareti kısıtlama.
- Ambargo koymak.
- Devletçe yabancı gemilerin kendi barınaklarına girip çıkmalarını yasaklama. devletçe, yabancılara ilişkin tecim işleri üzerinde yapılan yasaklama.
- Müsadere.
- Kadağan etmek.
- İktisat, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.
Embargo ile ilgili cümleler
English: The United States needed ten years of embargo in order to weaken Iraq.
Turkish: Birleşik Devletlerin Irak'ı zayıflatmak için on yıllık bir ambargoya ihtiyacı vardı.
English: Opposition to the embargo was growing.
Turkish: Ambargoya muhalefet büyüyordu.
Embargo ingilizcede ne demek, Embargo nerede nasıl kullanılır?
Embargo on imports : İthal malları kısıtlama.
Lay an embargo on : Ambargo uygulamak. Ambargo koymak.
Apply an embargo : Ambargo koymak.
Arms embargo : Silah ambargosu.
Economic embargo : Ekonomik ambargo.
Embar : Demirlerle çevrelemek. Demirlerin içine hapsetmek. Durdurmak. Yasaklamayla engellemek. Yasaklama emriyle ket vurmak.
Export embargo : İhracat ambargosu.
Trade embargo : Alışveriş ambargosu. Ticari ambargo.
Lift the embargo : Ambargoyu kaldırmak.
Embarcation : Yükleme. Gemiye bindirme. Gemiye binme.
İngilizce Embargo Türkçe anlamı, Embargo eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Embargo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Impoundments : Baraj tarafından tutulan su. Kapatılma. Sınırlama. Hapsedilme. Zaptetme. Haczetme. Sedde. Kuşatma. El koyma. Tutulmuş su (baraj vb ile).
Inhibitions : Menetme. Tutma. Engelleme. Kısıtlamalar. Çekingenlik. Tutukluluk.
Captures : Almak. Ganimet almak. Esir almak. Tutsak etmek. Zaptetmek. Ele geçirmek. Çekim alanına almak.
Criminalising : Suçlu muamelesi yapmak. İllegal ilan etmek. Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek. Yasadışı olarak duyurmak. Suçlu yaratmak. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize). Mücrimleştirmek. Yasadışı yapmak. Yasa dışı olduğunu beyan etmek.
Crackdowns : Engelleme. Sıkı önlem. Baskı.
Condemn : Hüküm vermek. Kamulaştırmak. Ayıplamak. Kullanıma uygunsuz bulmak. Kınamak. Çarptırmak. Mahkum etmek. İstimlak etmek. Suçlamak.
Sequestrates : Yediemine tevdi etmek. Haciz koymak. Haczetmek. Kamulaştırmak. Yedi emine vermek.
Appropriates : Kendine maletmek. Mülk edinmek. Tasarruf etmek. Üstüne oturmak. Sahipsiz birşeyi almak. Münasip. Tensip etmek. İç etmek. Özelleştirmek.
Crackdown : Sıkı önlem. Engelleme. Baskı.
Embargo synonyms : import barrier, imbargo, sequestration, anathematizes, annexations, annexation, trade barrier, capture, embargoed, embargoing, sequestrate, trade embargo, annex, lay an embargo on, criminalise, debar, inhibition, trade stoppage, sequestrations, seizure, impressments, attaching, commandeered, banning, criminalised, attach, appropriate, constrictions, circumscribing, enjoinder, forbidding, enjoinders, interdicting.
Embargo ingilizce tanımı, definition of Embargo
Embargo kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An edict or order of the government prohibiting the departure of ships of commerce from some or all of the ports within its dominions. To lay an embargo on and thus detain. To prohibit from leaving port. A prohibition to sail. Said of ships, also of commerce and goods.

Bu kısımda Embargo kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Embargo ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Embargo anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Embargo ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.