Crackdowns türkçesi Crackdowns nedir

Crackdowns ingilizcede ne demek, Crackdowns nerede nasıl kullanılır?

Crackdown : Yasaklama. Kısıtlama. Sıkı önlem. Baskı. Engelleme.

İngilizce Crackdowns Türkçe anlamı, Crackdowns eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crackdowns ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quelling : Ezmek. Gidermek (endişe vb). Bastırmak (isyan vb'ni). Teskin etmek. Heyecanını yatıştırmak. Heyecanını bastırmak. Önünü almak. Bastırmak. Yatıştırmak. Bastırmak (korku).

Forestallment : Korunma. Umma. Engel olma. Önceden harekete geçme. Yol kesme. Pusu kurma. Önleyici tedbir. Önceden hareket etme. Önlem.

Coercions : Zorlama. Tazyik. Tehdit. İcbar. Baskı rejimi. İkrah.

Limit : Tahdit etmek. Kısıtlamak. Sınır koymak. Sınırlamak. Hasretmek. Sürekli, sonsuz bir değişmenin en son varacağı yer. Son sınır. sorumluluk sınırı. en çok eder. saygınlık sınırı. bir niceliğin, hiçbir zaman erişemeden atlamasız olarak yaklaştığı başka nicelik. Limitlerini belirlemek. Tavan sınır. Sınırlandırmak.

Disappointment : Hayal kırıklığına neden olan şey. Sukutu hayal. Düş kırıklığı. Hüsran. Hayal kırıklılığı. Hayal inkisarı. Kırgınlık. Ümidi boşa çıkma. Hayal kırıklığı.

 

Interdiction : Hacir altına alma. Hacir. Bağlantısını kesme. Kısıt. Yasak. Mani olmak.

Embargo : Kadağan. Askeri, siyasi ve iktisadi nedenlerle belirli malların iç veya dış ticarette serbestçe alım, satım ve taşınmasını engellemek için alınan önlem. Ambargo koymak. Ticareti kısıtlama. Ambargo. Müsadere. Müsadere etmek. Devletçe yabancı gemilerin kendi barınaklarına girip çıkmalarını yasaklama. devletçe, yabancılara ilişkin tecim işleri üzerinde yapılan yasaklama.

Interdict : Yasaklama emri. Kadağa koymak. Yasak etmek. Yasaklamak. Önlemek. Men etmek. Hacir altına almak. Menetmek. Kadağa.

Crushing : Kırılma. Mahvedici. Ezme. Ezici. Eziş. Kırıcı. Kırma. Kırma (işlem). Sıkışma.

Crackdowns synonyms : crackdown, inhibition, frustration, forbiddance, applying sanctions, enjoinder, restrict, constraints, compulsions, inhibitions, forbidding, interdicts, body checking, interdicting, suppression, constrictions, blocking up, constriction, stifling, constraint, blocking, enjoining, barrier, detentions, duresses, restrain, coercion, banning, clamp down, compulsion, bodycheck, enjoinders, interdictions.