Embitters türkçesi Embitters nedir
- Gücendirmek.
- Acılaştırmak.
- Üzmek.
- Ters ve huysuz yapmak.
- Ekşitmek.
- Körüklemek.
- Canından bezdirmek.
- Hırçınlaştırmak.
- Hayata küstürmek.
- Dünyadan nefret ettirmek.
Embitters ingilizcede ne demek, Embitters nerede nasıl kullanılır?
Embitter : Canından bezdirmek. Üzmek. Dünyadan nefret ettirmek. Ters ve huysuz yapmak. Ekşitmek. Hırçınlaştırmak. Körüklemek. Gücendirmek. Acılaştırmak. Hayata küstürmek.
Embittered : Dünyadan nefret ettirilmiş. Hırçın. Acılaştırılmış. Dünyadan nefret etmiş. Ekşitilmiş. Gücendirilmiş. Körüklenmiş. Hırçınlaştırılmış. Hayata küsmüş. Hayata küstürülmüş.
Embittering : Körüklenme. Ekşitilme. Hırçınlaştırma. Acılaştırma. Dünyadan nefret ettirme. Dünyadan nefret ettirmek. Hayata küstürme. Gücendirme. Ekşitmek. Hırçınlaştırmak.
Embitterment : Dünyadan nefret ettirme. Ekşitilme. Gücendirme. Körüklenme. Hayata küstürme. Hırçınlaştırma. Ekşitme. Acılaştırma.
Embitterments : Hırçınlaştırma. Ekşitilme. Hayata küstürme. Acılaştırma. Ekşitme. Körüklenme. Gücendirme. Dünyadan nefret ettirme.
İngilizce Embitters Türkçe anlamı, Embitters eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Embitters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hard liquor : 22. 5'den fazla alkol içeriği olan alkollü içecek (cin, viski, rom, vb. gibi). Sert içki.
Booze : Kafayı çekmek. Alem yapmak. Demlenmek. Cümbüş. Sert içki. İçki içmek. Mazot. İçki. Dem çekmek. İçki alemi.
Chafe : Yaralamak. Ovalamak. Ovarak aşındırmak. Ovarak acıtmak. Rahatsız etmek. Sürterek aşındırmak. Berelenmek. Sürtmek. Gücenmek. Aşınmak.
Clabber : Ekşitmek (sütü). Kesilmek (sütün). Kaymak tutmuş süt. Lora dönüşmek. Katık. Kaymak tutmak (süt).
Acetified : Ekşimek. Asetik asit veya sirkeye dönüştürmek. Asetikleştirmek. Ekşit.
Acidifying : Asitleştirme. Asitleştiren. Asitleşen. Asitleşme. Asitlemek. Asitleştirmek.
Wake : Canlandırmak. Gözünü açmak. Geminin suda bıraktığı iz. Dümen suyu. Uyandırmak. Gemi izi. Uyanık kalmak. Uyanmak. Harekete geçirmek.
Fanning : Yayılmak. Yelpazelemek. Tahıl savurmak. Tahrik etmek. Alevlendirmek. Boşa üfleme. Hava vermek. Yelpaze şeklinde açılmak. Havalandırmak.
Haze : İnce duman. Sis. İnce sis. Müphemlik. Bulanıklık. Hafif sis. Şüphe. Uğraşmak. Duman.
Affronted : Hakaret edilmiş. Hakarete maruz kalmış. Hakaret etmek (herkesin içinde). Küçük düşürmek. Hakarete uğramış.
Embitters synonyms : act up, cause to be bitter, acidify, disoblige, disobliged, aggrieves, afflicting, lead someone a pretty dance, spirits, affect, break up, agitates, strong drink, acidified, blew, affronting, acetifying, acidulating, incite, acidifies, embittering, badgering, blow, bring under, chagrin, cause to ferment, acetifies, afflicts, afflict, agitate, fanned, hazes, acidulate.

Bu kısımda Embitters kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Embitters ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Embitters anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Embitters ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.