Embosoms türkçesi Embosoms nedir
Embosoms ingilizcede ne demek, Embosoms nerede nasıl kullanılır?
Embosom : Korumak. Kuşatmak. Büyütmek. Sarmak. Kucaklamak. Beslemek. Bakmak. Bağrına basmak.
Embosomed : Kaplanmış. Sarmalanmış. Örtülmüş. Sarılmış. Kapatılmış. Saklanmış.
Embosoming : Kapatma. Sarma. Örtme. Saklama. Kaplama. Sarmalama.
Disembosom : Açığa çıkarma. Günah çıkarma. İtiraf etme. Ortaya dökme.
Embosing : Biçim vermek.
Embossed print : Kabartma baskı.
Embossers : Kabartma yapan kimse. Kabartmalı basıcı. Kabartan. Şekil veren.
Embossed note paper : Gofreli kağıt.
Embosses : Kabartma ile işlemek. Kabartma yapmak. Gofrelemek. Kabartma desenle süslemek. Kabartmalı işlemek. Çekiçle dövmek. Kakmak. Kabartmak. Üzerine kabartma yapmak. Gofre yapmak.
Embossed stamp : Kabartma pul. Kabartma damga. Soğuk damga.
İngilizce Embosoms Türkçe anlamı, Embosoms eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Embosoms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cultivate : Kazanmaya çalışmak. Ekmek. Geliştirmek. Dostluğunu kazanmak. Kendini adamak. Tarlayı sürmek. Ekip biçmek. İşlemek. Gayret etmek.
Administer to : Bakımıyla meşgul olmak. Doğru yönetmek. Bakımını üstlenmek.
Convoying : Refakat etmek. Yoldaşlık etmek. Yol arkadaşlığı. Konvoy. Eşlik etmek. Katar. Birlikte gitmek.
Brood : Kuluçka. Arpacı kumrusu gibi düşünmek. İki eli şakaklarında düşünmek. Tek bir doğum ya da bir grup yumurtadan çıkan yavru; ergin tarafından bakılan genç hayvan. inkübasyon. Kuluçkaya yatmak. Kara kara düşünmek. Damızlık. Civcivler. Derin derin düşünmek.
Beholds : Seyretmek. Farkına varmak. Dikkat etmek. Gözlemlemek. Görmek. Dikkatle bakmak.
Bandages : Bandajlamak. Bağlamak.
Bottle up : Bastırmak. Frenlemek. Gizlemek. Dışarıya vurmamak. Kendini tutmak. İçine atmak. Sıkıştırmak. Dışa vurmamak.
Depasture : Otlatmak. Çayırda otlatmak. Çayırda otlamak veya otlatmak.
Breed : Bir tür içinde ortak karakterlere sahip olan ve bu karakterlerini kalıtım yoluyla yavrularına geçiren hayvan grupları. Yetiştirmek. Cins. Doğurmak. Damızlık olarak beslemek. Soy. Üretmek. Sebep olmak. Yavrulamak.
Bind : Takyit etmek. Sarmak (çimento) tutmak. Savut bağlantısını kesmeden, karşı namluyu dışarda bırakacak ölçüde yana açarak uygulanan çapraz. Ciltlemek. Bağlamak. Sargılamak. Zorunlu bırakmak. Yasa gücü ile zorunlu kılmak. Engel olmak.
Embosoms synonyms : buffer, clasp, besieging, bundling, cuddle, attend, bandaged, beholding, behold, feed, cuddles, beheld, aggrandizing, beat about, caresses, attend to, beleaguers, cares for, blows, amplify, be a father to, blockaded, caressed, convoy, conserves, bosoms, conserve, cherishing, cocooned, feeds, imprint, canoodling, conserving.

Bu kısımda Embosoms kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Embosoms ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Embosoms anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Embosoms ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.