Emergence türkçesi Emergence nedir

  • Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Deniz dibinin su üstüne çıkması.
  • Sudur.
  • Emergens.
  • Belirme.
  • Doğma.
  • Epidermis ya da hipodermisin oluşturduğu, tutunma ya da güllerin dikenleri gibi koruma görevi yapan çok hücreli tüyler.
  • Ortaya çıkma.
  • Sudan çıkma.
  • Meydana gelme.
  • Oluşma.
  • Deniz dibinin su üstüne yükselmesi.
  • Emerjans.
  • Çıkma.

Emergence ingilizcede ne demek, Emergence nerede nasıl kullanılır?

Emergences : Meydana gelme. Ortaya çıkma. Oluşma. Doğma. Sudur. Emerjans. Deniz dibinin su üstüne çıkması. Çıkma. Belirme.

Reemergence : Tekrar meydana gelme. Tekrar oluşma. Tekrar meydana çıkma.

Emergencies : Acil vaka. Tehlike. Acil durumlar. Acil durum.

Emergency : Buhran. Kriz. İcap. İvedi. Aniden çıkan olay. Olağanüstü durum. Acil vaka. Tehlike. Acil durum.

Emergency airfield : Acil durum havaalanı. Emercensi havaalanı.

Emergency call : Acil arama. Acil çağrı. İmdat çağrısı. Acil bir durumda yardım istemek için yapılan telefon araması.

Emergency cable : Acil durum kablosu. Acil bir durumda kullanılan kablo. Yedek kablo.

Emergency bridge : Acil durum köprüsü. İmdat köprüsü. Yedek köprü. Tehlike köprüsü.

Emergency case : İlk yardım çantası. Acil yardım çantası. Acil durum.

Emergency barrage : Yardımcı baraj ateşi.

İngilizce Emergence Türkçe anlamı, Emergence eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Emergence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Appearance : Şemail. Göze görünme. Görünme. Görünüm. Zuhur. Dış görünüş. Kılık. Kılık kıyafet. Olay. Bir nesnenin öze ilişkin olmayan ikincil özellikleri.

Nascency : Açığa çıkış. Meydana geliş. Doğuş. Açığa çıkma. Oluşum.

Geniture : Jenerasyon. (eski kullanım) doğum. Doğuş. Doğum. Bir kişinin doğumu. Üreme.

Balcony : Sinemalarda salonun dip yanında yer alan, yüksekçe ve ileriye doğru çıkıntılı bölüm. Balkon. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Genitures : Doğuş. Üreme. Jenerasyon. Doğum. Bir kişinin doğumu. (eski kullanım) doğum.

Beginning : İlk adım. Esas. Kaynak. Köken. Menşe. Başlangıç. Baş. Başlangıç noktası. İptida. Başlangıç çekidi.

Carets : Düzeltme için kullanılan silme imi. ^ işareti (bilgisayar). Ters v işareti. Düzeltme imi. İçboşluk simgesi. Düzeltme işareti.

Emanations : Derin mineral yataklarını kapsayabilen ve magma sıvılarının saçtığı gaz ürünleri. Çıkan şey. Sızıntı. Radyoaktif gaz. Gaz yayılması. Fışkırma.

Balconies : Balkon.

Climbing : Kendine özgü araçlarda, vücudu, kollarla yardımlı yardımsız çekerek yukarı doğru yer değiştirme. Tırmanma. Tırmanış. Tırmanıcı. Tırmanan. Dağcılık. Artış.

Emergence synonyms : dissilience, eventuating, accruing, arisings, uncovering, egress, cantilevers, rising, coming up, corbel, emergences, being born, emersions, corbeling, emanation, eventuation, origination, bow window, surfacing, rise, came up, causing, cantilever, coving, issue, caret, born, outgrowth, corbels, annotations, eruption, risings, growth.

 

Emergence zıt anlamlı kelimeler, Emergence kelime anlamı

Fall : Ölmek. Atışmak. Karanlık bastırmak. İnmek. Yatağa düşmek. Dağılmak. Çökmek. Tam yerine denk gelmek. Düşüş. Asılmak.

Ending : Ecel. Bitirme. Takı. Ölüm. Oyun konusunun tamamlanıp sonuca ulaştırıldığı sahne. İşletme ekleri. Sonuç. Baş. Bir oyunun gelişimi içinde düğümlerin çözülmeye başladığı kesim. Bitiş.

Emergence ingilizce tanımı, definition of Emergence

Emergence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Sudden uprisal or appearance. The act of rising out of a fluid, or coming forth from envelopment or concealment, or of rising into view.