Emicek nedir, Emicek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Meme başı, yapma meme, emzik.

Arı kurdunun saklı bulunduğu mumlu korunacak.

Ballıbaba denilen bir çeşit bitki.

[Bakınız: emcek].

Meme emme zamanı geçtiği halde, emmeye devam eden kuzu ve oğlakların ağzına takılan ince ağaçtan yapılmış burunsalık.

Ümit.

Gelir kaynağı, fayda sağlayan mülk.

Besin, gıda, azık.

Emicek tanımı, anlamı

Emice : [Bakınız: emmi]. [Bakınız: emmideş]. Yabancı erkeğe seslenme için kullanılır. Amca. Amcaoğlu

Emiceklik : Cesaret. Acelecilik.

Gelir kaynağı : Para sağlama yeri veya faaliyeti.

Burunsalık : Burunsak.

Ballıbaba : Ballıbabagillerden, beyaz çiçekli ve çok yıllık otsu bir bitki, ballık (Lamiumalbum).

Arı kurdu : Arı asalağı böceklerin özellikle genç evrelerde aldıkları ad.

Meme başı : Memenin ucundaki çıkıntı, bicik.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Gelir : Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat.

Fayda : Yarar.

Emzik : Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme. Sigara ağızlığı. İbrik, çaydanlık, testi vb. kapların, suyu azar azar akıtmaya yarayan içi delik uzantısı, ibik. Beslemek için süt çocuklarına meme yerine emdirilen ağzı kauçuklu süt şişesi, biberon.

 

Saklı : Saklanmış olan. Gizli bir yere konarak kaybolması veya çalınması önlenen. Başkalarından gizlenen, gizli tutulan, hafi. Elde tutulan, mahfuz.

Oğlak : Keçi yavrusu. Zodyak üzerinde Yay ile Kova arasında bulunan takımyıldızın adı, Cedi.

Emcek : Meme.

Korun : Üst derinin en dış tabakası.

Mumlu : Mumu olan, mum konulmuş olan. Muma batırılmış, mumla hazırlanmış olan.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Devam : Sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme. Ek, parça. Bir yere belli bir amaçla, gereken zamanlarda gitme. "Kesme, sürdür" anlamında kullanılan bir söz.

Besin : Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda. Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Diğer dillerde Emezis anlamı nedir?

İngilizce'de Emezis ne demek ? : emesis