Empaling türkçesi Empaling nedir
- Kazığa oturtarak öldürmek.
- Kazıklarla çitleştirmek.
- İğnelemek.
- Delip sabitleştirmek.
- Kazıklamak.
- Kazığa oturtarak öldürme.
- Kazıklama.
- Kazığa oturtmak.
Empaling ingilizcede ne demek, Empaling nerede nasıl kullanılır?
Empale : Kazıklarla çitleştirmek. İğnelemek. Kazığa sokarak öldürmek. Kazığa oturtarak öldürmek. Delip sabitleştirmek. Kazıklamak. Kazığa oturtmak.
Empalement : Kazığa oturtulma. Kazığa oturtma. Kazığa oturtma cezası.
Empanel : Jüri olarak yazmak.
Empaneled : Jüri heyeti listesine kaydedilmiş. Jüri olarak yazmak.
Empaneling : Jüri olarak yazmak. Jüri listesindeki isimlerden jüri heyetini seçme. Jüri listesine kaydetme.
Empanels : Jüri olarak yazmak.
Empathetical : Anlayışlı. Empatik.
Empathising : Empatiyle yaklaşma. Anlayış göstermek (empathize olarak da yazılır). Anlayış gösterme. Anlayışla karşılamak. (britanya ingilizcesi) empatiyle yaklaşmak.
Empathize : Empatiyle yaklaşmak. Karşısındakinin duygularını hissetmek. Anlayış göstermek. Karşısındakinin duygularını paylaşmak. Karşısındakinin duygularını anlayıp paylaşmak.
Empathetic : Empatik. Anlayışlı.
İngilizce Empaling Türkçe anlamı, Empaling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Empaling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cheated : Kandırmak. Aldatmak. Hile yapmak. Kandırılmış. Kazıklanmış. Razı etmek. Aldatılan. Kazık atmak. Keklemek.
Bunko : Güveni suistimal suçu. Hilekar. Dolandırıcılık oyunu. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Dolandırıcılık. Düzenbazlık. Üçkağıtçı (kağıt oyunlarında). Sahtekar. Alavere dalavere.
Pinned : Dübel ile tutturmak. Pim bağlantılı. İğneli. Pimli ekli. Mıhlanık. Yüklemek (suç). Mecbur etmek. Tutturmak. Mıhlanmış. Sıkıştırmak.
Clipped : Vurmak. Kesmek. Tutturmak. Kırpık. Klipslemek. Beklenmedik. Kavramak. Mandallamak. Koşmak.
Picket : Kazıkla etrafını çevirmek. Karakol koymak. Nöbetçi. Kazıklarla çevirmek. İleri karakol. Bir grup nöbetçi asker. Gözcü dikmek. Gözcü. Kazık. Nöbetçi koymak.
Pales : Sönük kalmak. Soldurmak. Kazık çakmak. Solmak. Sınırlandırmak. Soluk. Rengi atmak. Solgun. Sarartmak. Rengi solmak.
Prickled : Dalamak (kumaş veya giysi). Hafifçe batırmak. Karıncalanma. Batmak (ufak diken vb). İğnelenme. İğnelenmek. Karıncalanmak. Ufak diken. Batırmak.
Buncos : Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Dolandırmak. Alavere dalavere. Güveni suistimal suçu. Dolandırıcılık.
Cheats : Hile yapmak. Kandırmak. Dolandırmak. Razı etmek. Kazık atmak. İhanet etmek. Keklemek. Hileyle elinden almak. Aldatmak.
Fencing : Çit malzemesi. Eskrim. Parmaklık malzemesi. Doğrudan kaçma. Çit veya parmaklık malzemesi. Çit duvarı. Çit ya da duvar. Kılıçoyunu. Çit. Parmaklık.
Empaling synonyms : prick, pin up, picketing, transfix, pale, empale, fence, cheat, chisels, drain, impaling, transfixion, bunkos, bamboozle, pin on, buncoed, quip, prickles, clip, bamboozles, drainage, transfixes, bamboozling, bunco, remotion, needled, needle, impales, impale, removal, paled, quipping, prickling.

Bu kısımda Empaling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Empaling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Empaling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Empaling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.