Pinned türkçesi Pinned nedir

Pinned ile ilgili cümleler

English: He was pinned down by a fallen tree.
Turkish: Düşen bir ağaç tarafından hareketsiz kaldı.

English: Tom pinned a white corsage on Mary's dress.
Turkish: Tom, beyaz süs çiçek demetini Mary'nin elbisesine iğneyle tutturdu.

English: When Kawazoe pinned me down at the meeting, I broke out in a cold sweat.
Turkish: Kawazoe beni toplantıda sıkıştırdığı zaman, soğuk terler döktüm.

Pinned ingilizcede ne demek, Pinned nerede nasıl kullanılır?

Underpinned : Destekli. Alttan desteklenmiş. Desteklenmiş. Desteklemek. Destek koymak.

Unpinned : Açmak. Çözmek. Toplu iğnelerini çıkarmak. Açmak (iğne). Açmak (vida vb).

Pinner : Kama taş. İnce esrarlı sigara. Takoz taş.

Pinners : Takoz taş. İnce esrarlı sigara. Kama taş.

Airscrew spinner : Pervane göbek somunu.

Spinneries : Bükümhane. İplik bükümü yapılan yer. İplikhane. İplik fabrikası.

Spinneret : Small metal plate. Örümceğin ip üreten organı. Thimble. Düze. İplik borusu. İplik memeciği. İpekböceğinin ip üreten organı. Memecik.

Spinnery : İplik bükme. İplik fabrikası. Bükümhane. İplik bükümü yapılan yer. İplikhane.

 

Spinner bait : Yapay yem. Tüy ve iplikten yapılan sinekler, bir veya daha çok uçlu iğneyle donatılmış yumuşak plastik yemler, muhtelif kaşıklar, döner kanatlı yemler, çeşitli biçimlerde ve renkte yemler.

Spinners : Eğirici. İp eğirici. Zoka. İpekböceğinin ip üreten organı. Uçak pervanesinin göbeğine konulan kapak. Örümceğin ip üreten organı. Çevirici. Eğiren. Eğirme makinesi. Fırıldak.

İngilizce Pinned Türkçe anlamı, Pinned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pinned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oblige : Zorunda bırakmak. Minnetar bırakmak. Bağlamak (anlaşma vb.). Minnettar bırakmak. Bağlamak (anlaşma). Zorunlu kılmak. Lütfetmek. Memnun etmek. Zorlamak. İyilikte bulunmak.

Briary : Dikenli. İğne gibi batan.

Accent bar : Vurgu çubuğu.

Mordacious : Ekşi. Yakıcı. Keskin. İğneleyici. Alaycı. Kostik. Acı.

Quipped : Şakayla karışık iğneli söz. Hazırcevap. Şakayla karışık iğneli söz söylemek. Taş atmak. Şaka yapmak. Latife. İğneli söz. Espri yapmak. Zekice söz.

Compels : Zorlamak. Mecbur bırakmak. Zorunda bırakmak. İcbar etmek.

Ac adapter : Da bağdaştırıcısı. Aa bağdaştırıcısı. Ac bağdaştırıcısı.

Aculeate : Dikenli. İğnesi olan (haşarat). İğne gibi batan. Keskin. Sivri. Keskin kenarları olan (biyoloji terimi).

Empale : Delip sabitleştirmek. Kazığa oturtarak öldürmek. Kazıklamak. Kazığa sokarak öldürmek. Kazıklarla çitleştirmek. Kazığa oturtmak.

Binds : Ciltlemek. Tutmak. Engel olmak. Sarmak. Usandırmak. Donmak (beton). Bağlamak. Sargılamak.

 

Pinned synonyms : prickled, prickles, coercing, bombard, abstract syntax tree, astringing, access mechanism, echinate, be hung up on, pin up, bind, anchoring, enforces, repast, bombarded, obliges, high tea, prick, be urgent with somebody, attaches, coerce, pin, nailed, lay, compel, astringe, access control, besiege, impaled, astrict, absolute device, empaling, constrains.

Pinned zıt anlamlı kelimeler, Pinned kelime anlamı

Outward : Dışa doğru. Dışarıya. Dış. Dışa doğru olan. Dıştan. Görünüşte. Harici. Dışarıya doğru. Bkz.outwards. Görünen.

Unintended : Kasıtsız. İstemeden yapılan.

Unplanned : Plansız. Hesapsız. Planlanmamış.

Pinned antonyms : unpremeditated.