Employment policy türkçesi Employment policy nedir

  • İstihdam politikası.
  • İşlendirmeyi artırmaya yönelik olarak uygulanan iktisat politikaları.
  • İstihdam politikaları.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • İşlendirme politikası.

Employment policy ingilizcede ne demek, Employment policy nerede nasıl kullanılır?

Employment : Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması. Görev. İşe alma. Görevlendirme. Memuriyet. İstihdam. İşlendirme. İş alma. İş verme. Hizmet.

Policy : Davranış biçimi. Sigorta sözleşmesi. İlke. Belirlenen amaç veya hedeflere ulaşmaya yönelik karar ve eylemler bütünü. Poliçe. Hareket tarzı. Sigorta belgesi. Politika. Siyaset. Tedbir.

Employment agencies : İş bulma kurumları. İş piyasasının düzenlenmesine katkıda bulunan, iş ve işçi arayanlara aracılık eden resmi veya özel kurumlar. İş ve işçi bulma kurumları. İş bulma kurumu.

Employment agency : İş bulma bürosu. İş bulma büroları. Özel istihdam bürosu. İş ve işçi bulma kurumu. İş bulma kurumu. İş ve işçi bulma kuruluşu.

Employment application : İş başvurusu.

Employment barrier : İşgücü piyasalarına girişin cinsiyet, yurttaşlık veya engelli olma gibi gerekçelerle yasaklanması veya zorlaştırılması. İşlendirme engeli.

İngilizce Employment policy Türkçe anlamı, Employment policy eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Employment policy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

 

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Employment policy synonyms : a change in supply, abnormal budget expenditures, abnormal budget receipts, ability to pay approach, a shift in demand, a change in demand.