Enabler türkçesi Enabler nedir

  • Mümkün kılan.
  • Yetili hale getiren.
  • Olanaklı kılan.
  • İşler kılan.
  • Kolaylaştıran.
  • Seçilir kılan.
  • Yetilileştiren.
  • İmkan veren.
  • Etkin kılan.
  • Muktedir kılan.
  • Olanak tanıyan.

Enabler ingilizcede ne demek, Enabler nerede nasıl kullanılır?

Saa enabler : Saa uyarlayıcı.

Enablers : Kolaylaştıran. İmkan veren. Yetilileştiren. Olanaklı kılan. Yetili hale getiren. İşler kılan. Mümkün kılan. Olanak tanıyan. Muktedir kılan. Etkin kılan.

Enable all : Tümü devrede. Tümünü etkinleştir.

Enable autocomplete for cell values : Hücre değerleri için otomatik tamamla'yı etkinleştir.

Enable autojoin : Otomatik birleştirmeyi etkinleştir.

Enable automatic refreshing : Otomatik yenilemeyi etkinleştir.

Enable per recipient options : Alıcı seçeneklerini devreye sok.

Enable logging event : Günlükleme olayını etkinleştir.

Enable macro virus protection : Makro virüsü korumasını etkinleştir.

Enable low battery warning : Düşük akü uyarısını etkinleştir.

İngilizce Enabler Türkçe anlamı, Enabler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enabler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability : Herhangi bir şeyi öğrenmek, bir işi yapmak ve tamamlamak ya da bir duruma başarıyla uymak konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç. kişinin kalıtımsal olarak öğrenmesini çerçeveleyen sınır. dışarıdan gelen bir etkiyi alabilme gücü. Kudret. Liyakat. İstidat. Hukuk, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. İktidar. Yetenek. Becerik. Yeterlik. İşçiye ilişkin iş yapabilme yeteneği.

 

Modify : Bir tüzenin temelini, bir nesnenin biçimini, özelliğini değiştirme. Değiştirme. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Bilgisayar, gitar, ekonomi alanlarında kullanılır. Hafifletmek. Biraz değiştirmek. Tadil etmek. Azaltmak. Üzerinde değişiklik yapmak. Nitelemek.

Change : Para bütünlemek. Yer değiştirme. Tebdil etmek. Değiştirmek. Takas etmek. Ufak para. Bozmak. Değişmek. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Değiş tokuş etmek.

Equip : Teçhiz etmek. Donatmak. Giydirmek. Kuşatmak. Hazırlamak.

Invest : Sarmak. Birine yetki vermek. Yatırmak. Yatırım yapmak. Donatmak. Kuşatmak. Para yatırmak. Yetki vermek. Bağlamak. Birini makamına oturtmak.

Indue : Örtmek. Elbise giydirmek. Sağlamak (bazı şeylerle). Donatmak. Giyecekle donatmak. Vermek. Giydirmek. Sağlamak. Kalite veya yetenek edindirmek. Giymek.

Endue : Giyinip kuşanmak. Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak. Üzerine almak. Giymek. Üstlenmek. Sağlamak (bazı şeylerle). Elbise giymek. Giydirmek. Örtmek. Vermek.

Facilitative : Kolaylaştırıcı. Yardımcı olan. Yardım eden.

Facilitating : Kolaylaştırıcı. Olanak tanımak. Rahatlatmak. Kolaylaştırmak. Hafifletmek. Kolaylaştırma.

Enabler synonyms : enablers, gift, alleviative, endow, empower, admitting of, alter, facilitator.

 

Enabler zıt anlamlı kelimeler, Enabler kelime anlamı

Inability : Olanaksızlık. Güçsüzlük. Gücü olmama. İktidarsızlık. Acizlik. Yeteneksizlik. Yetersizlik. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Yapamama. Aciz.

Able : Yetenekli. Güçlü. Elinden gelir. Beceri gerektiren. İstidatlı. Gücü yeten. Muktedir. Kadir. Yapabilen. Ehil.

Disable : Etkisiz kılmak. Ehliyetini almak. Hizmet dışı bırakmak. Yeteneksiz kılmak. Edilgenleştirmek. Menetmek. Pasifleştirme. Seçilemez kılmak. Erksiz kılmak. Yasal olarak ehliyetsiz kılmak.