Encouragements türkçesi Encouragements nedir

Encouragements ingilizcede ne demek, Encouragements nerede nasıl kullanılır?

Encouragement certificate : Teşvik belgesi.

Encouragement certificates : Teşvik belgeleri.

Encouragement of investments : Finansal yatırımlara teşvik verilmesi. Yatırımların teşviki. Mali yatırımların cesaretlendirilmesi.

Encouragement price for agriculture : Tarımı özendirme ödülü. Gelir vergisi yasasında belirtilen ve açıklanan yargılara göre tarımı özendirme çabası gösteren ve olumlu sonuçlar alan kişilere ilişkin kazançlara yasasındaki temellere göre sağlanan vergi bağışıklığı.

Savings encouragement law : Tasarruf faizlerinden elde edilen gelirden alınan vergide indirim yapan ve hisse senedi borsasında elde edilen gelirden vergi muafiyeti sağlayan yasa. Mevduat destekleme yasası.

Needs encouragement : Cesaretlendirmeye ihtiyacı var. Olumlu desteğe ihtiyacı var.

Warm encouragement : Samimi özendirme. Sıcak cesaretlendirme. İçten teşvik.

Encouragement : Teşvik etme. Teşvik. Cesaret verme. Bir gözlem sürecinde kendisinden bilgi istenen kişilerin istemli katılımını sağlamak üzere yapılan güdüleme, bk. özendirme. Cesaretlendirme. Özendirme. Yüreklendirme.

İngilizce Encouragements Türkçe anlamı, Encouragements eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Encouragements ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impetus : Hız. Saik. Dürtü. Şiddet. Uyarı. İtici güç. Güç. Güdü.

Instigation : Öneri. Azmettirme. Uyarı. Sevk. Fitne. Kışkırtıcılık. Tahrik. Kışkırtma.

Motivation : Bir iş ve eyleme kalkışma ya da katılmayı ya da bir işlemde başarılı olmayı kolaylaştırıcı öğeler yoluyla sağlanan eğilim kazandırıcı, ödüllendirici, özendirici ve yönlendirici çaba. Harekete getirme, harekete sevk etme. itici kuvvet, harekete yöneltici içsel güç. Güdülenme. Bir hayvanda bir amaca yönelik bir davranışı kontrol eden iç faktörler. Güdülenim. Motivasyon. Dürtü. Neden.

Fosterage : Evlatlık büyütme. Evlat edinme. Başka birisinin çocuğunu kendisininmiş gibi yetiştirme.

Spur on : İtme. Tahrik etme. Provoke etme. Motive etme. Sevk etme.

Whetstone : Tahrik. Bileği taşı. Bileytaşı. Bileme taşı. Biley taşı. Bileğitaşı.

Impulsions : Sevk. İtki. Dürtü. İtici kuvvet. İtme. İtiş. Tahrik. İtici güç.

Shot in the arm : Canlandırma. Koldan iğne. Taze kan. İyiye götüren şey. Koldan aşı. Heveslendirme.

Fostering : Koruyucu ailelik. Büyütmek. Dişi bir hayvanı kendisine ait olmayan bir yavrunun annesi yapmak veya bir yavruyu başka bir anneye vermek, kabullendirme. Gelişmesine yardım etme. Bakmak. Kabullendirme. Teşvik etmek. Gayretlendirmek.

Incentives : Özendirme tedbirleri. Dürtü. Güdü. Teşvik tedbirleri. İsteklendirme.

Encouragements synonyms : abettal, morale booster, morale building, countenances, incitations, advancement, furtherance, impulsion, approval, aid, fomentation, vote of confidence, cheering, shouting, spur, furthering, exhortation, prod, whetstones, inducing, countenance, help, commendation, incentive, exhorting, goads, abetment, boost, assistance, assist, blessing, provocation, incitation.

 

Encouragements zıt anlamlı kelimeler, Encouragements kelime anlamı

Discouragement : Engel. Cesaretsizlik. Vazgeçme. Hevesini kırma. Cesaretin kırılması. Hevesin kırılması.

Disapproval : Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Kınama. Onaylamama. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. İtiraz. Reddetme. Uygun görmeme. Beğenmeme. Ayıplama.

Despair : Ümidini yitirme. Umutsuzluğa düşmek. Umudu kesmek. Ümitsizliğe düşmek. Umutsuzluk. Umudunu yitirmek. Çaresizlik. Ümitsizlik. Umudunu kesmek. Ümidini yitirmek.