Encourages türkçesi Encourages nedir

Encourages ile ilgili cümleler

English: Our school encourages sports.
Turkish: Bizim okulumuz spora teşvik ediyor.

English: Dad always encourages him.
Turkish: Baba her zaman ona cesaret verir.

English: Democracy encourages freedom.
Turkish: Demokrasi özgürlüğü teşvik eder.

Encourages ingilizcede ne demek, Encourages nerede nasıl kullanılır?

Encourage streamlining : Verimliliği teşvik etmek. Etkinliği desteklemek.

Encourage : Desteklemek. Takviye etmek. Teşvik etmek. Cesaret vermek. Korumak. Yüreklendirmek. Gayretlendirmek. Cesaretlendirmek. Özendirmek.

Encouraged : Özendirilmiş. Teşvik etmek. Yüreklendirilmiş. Cesaret vermek. Desteklemek. Cesaretlendirmek. Teşci edilmiş. Himaye edilmiş. Özendirmek. Cesaret verilmiş.

Encouraged him : Onu teşvik etti. Onu cesaretlendirdi. Ona ümit ve güven verdi. Onu destekledi. Ona destek verdi.

Encouragement : Bir gözlem sürecinde kendisinden bilgi istenen kişilerin istemli katılımını sağlamak üzere yapılan güdüleme, bk. özendirme. Cesaret verme. Teşvik etme. Özendirme. Cesaretlendirme. Yüreklendirme. Teşvik.

Encouragement price for agriculture : Gelir vergisi yasasında belirtilen ve açıklanan yargılara göre tarımı özendirme çabası gösteren ve olumlu sonuçlar alan kişilere ilişkin kazançlara yasasındaki temellere göre sağlanan vergi bağışıklığı. Tarımı özendirme ödülü.

 

Encouragers : Destekleyen. Yüreklendiren. Teşci eden. Özendiren. Cesaret veren. Ümitlendiren. Cesaretlendiren. Yüz veren. Teşvikçi. Teşvik eden.

Encouragement certificates : Teşvik belgeleri.

Be encouraged : Güç almak (birinden veya bir şeyden). Cesaret bulmak. Teşvik edilmek.

Encouragements : Yüreklendirme. Özendirme. Teşvik. Cesaretlendirme. Teşvik etme. Cesaret verme.

İngilizce Encourages Türkçe anlamı, Encourages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Encourages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conserving : Konservesini yapmak. Koruyan. Muhafaza etmek. Koruyucu.

Pad : Sıvama bezi. Altlık. Haraç. Ufak yastık. Şişirmek. Doldurmak (yumuşak bir madde ile). Istampa. Şişirmek (konuşma veya yazı vb'ni). Ped. Keçe ile kaplamak.

Foster : Üvey. İnfak ve iaşesini temin etmek. Bakmak. Beslemek. Gelişmesine yardım etmek. Evlatlık. Geliştirmek. Canlandırmak. Büyütmek.

Connive at : Ses çıkarmamak. Göz yummak. Bile bile göz yummak. Olmasına göz yummak. Görmezlikten gelmek.

Assists : Yardım etmek. Yardımcı olmak. Muavenet. Asiste etmek. İmdat. Hazır bulunmak. Asistanlık yapmak. Sayı yaptırma.

Favour : İyilik etmek. İltimas. Onaylamak. Rahatlatmak. İyilik. Beğenilme. Hediye (sürpriz). Lehinde olmak. Ayrıcalık. Yardım.

Cheer : Neşeli sesler çıkarmak. Alkış tutmak. Avutmak. Teselli etmek. Neşelendirmek. Umutlandırmak. Bağırarak yüreklendirmek. Yardım etmek. Keyiflendirmek. Neşe.

 

Recreate : Canlandırmak. Dinlendirmek. Eğlenmek. Yeniden yaratmak. Yeniden canlandırmak. Eğlendirmek. Tazelemek.

Cheer on : Alkışla cesaret vermek. Alkışlamak. Tezahürat yapmak.

Abet : Kışkırtmak. Özendirmek (suç). Fitlemek. Yüz vermek. Yoldan çıkarmak. Yardım etmek. Yardakçılık etmek. Suça katılmak. Tahrik etmek.

Encourages synonyms : pep up, root on, nurture, advocated, fosters, convoyed, hollo, emboldening, support, exhorts, dares, comforted, countenances, reinforced, advocating, prods, afforce, boost, embolden, stimulate, animate, confirming, fostered, cathects, cocoon, bolster, cheerlead, encourage, emboldens, wink at, goad, supports, further.

Encourages zıt anlamlı kelimeler, Encourages kelime anlamı

Discourage : Mücadele gücünü kırmak. Gözünü korkutmak. Engellemek. Önlemek. Umudunu köreltmek. Cesaretini kırmak. Korkutmak. Caydırmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Hevesini kırmak.

Dishearten : Cesaretini kırmak. Hevesini kırmak. Bir şeyden soğumak. Umudunu kırmak. Mücadele gücünü kırmak. Umutsuzluğa düşürmek. Ümidini kırmak.

Despair : Umudunu yitirmek. Umudu kesmek. Ümidini yitirme. Umudunu kesmek. Çaresizlik. Umutsuzluk. Umutsuzluğa düşmek. Ümitsizlik. Ümitsizliğe düşmek. Ümidini yitirmek.

Encourages antonyms : displeased.