End up türkçesi End up nedir

End up ile ilgili cümleler

English: Do you know where I'll end up if I take this road?
Turkish: Bu yoldan gidersem nereye varacağımı biliyor musun?

English: Do you want to end up like Moustapha?
Turkish: Sonunun Mustafa gibi olmasını ister misin?

English: Ali hopes Mary doesn't end up in jail.
Turkish: Ali Mary'nin sonuna kadar hapiste kalmamasını umuyor.

English: Ali is likely to end up in prison if he doesn't straighten up.
Turkish: Ali kendini düzeltmezse hapsi boylayacak.

English: Do you want to end up like me?
Turkish: Sonununuz bana benzemesini ister misiniz?

End up ingilizcede ne demek, End up nerede nasıl kullanılır?

End : Son bulmak. Erek. Kalkmak. Sonuca ulaşmak. Kalıntı. Uç. Son kısım. İzmarit. Son.

End up in : Düşmek. Boylamak.

End up in court : Mahkemelik olmak.

End around borrow : Döngüsel ödünç.

End around carry : Uç-yuvarlaklaştırma eldesi. Döngüsel elde.

End around shift : Dönerli kaydırma.

İngilizce End up Türkçe anlamı, End up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak End up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assigns : Vermek. Saptamak. Devretmek. Atamak. Tahsis etmek. Devredilen. Belirlemek. Feragat edilen. Göreve seçmek.

 

Bring to completion : Tamamlamak.

Run out : Dibi görünmek. Çıkıntı yapmak. Sona ermek. Dışarı koşmak. Tükenmek. Süresi dolmak. Beti bereketi kalmamak. Akmak. Sona ermek (süre).

Accessing : Erişim.

Create : Yetki vermek. Peyda etmek. Meydana koymak. Yapmak. Neden olmak. İcra-i sanat etmek. Oluşturmak. Yaratmak.

Concluded : Sonuca varan. Anlaşma yapmak. Sonuç çıkarmak. Sonuçlandırmak. Sözleşme yapılmıştır. Anlaşma yapılmıştır. Sonuca varılmış.

Redounding : Katkıda bulunmak. Gerilemek. Arttırmak. Gerektirmek. Artırmak. Kazandırmak. Yararı olmak. İyi etkilemek.

Affix : Atmak (imza). Cümle içinde kelimeler arasında geçici anlam ilişkileri kurmak veya yeni bir kelime türetmek üzere kök ve gövdelerin sonuna eklenen ses veya seslerden oluşan öge. dünya dillerinde, ekler, kelimedeki eklenme yerlerine göre ön ek, iç ek ve son ek olmak üzere üç türlüdür. türkçedeki eklerin hepsi de son ek türündedir. ekler görevleri bakımından çekim ekleri ve yapım ekleri olmak üzere ikiye ayrılır. bk. çekim eki, yapım eki. Koymak. Yapıştırmak. Basmak (mühür). Eklemek. Yapıştırmak (pul). Takmak.

Be used up : Harcanmak. Tükenmek. Bitkin düşmek.

Eventuate : Meydana gelmek. Olmak. Çıkmak.

End up synonyms : blow, come out, attaching, be out, blow over, be through with, crashed, be fond of, boff, adore, end, be out of, be out of something, collapsing, accomplish, be over, arrest, affiliate, crash, attribute, be concluded, affiliates, assign, carry through, concludes, adjourn, affiliating, break off, redound, end up in, eventuated, adores, blows.