End up in türkçesi End up in nedir
End up in ile ilgili cümleler
English: Ali hopes Mary doesn't end up in jail.
Turkish: Ali Mary'nin sonuna kadar hapiste kalmamasını umuyor.
English: He will end up in prison.
Turkish: O, hapishaneyi boylayacak.
English: How did you end up in Boston?
Turkish: Peki nasıl oldu da Boston'a geldin?
English: How did you end up in jail?
Turkish: Nasıl hapse düştün?
English: Ali is likely to end up in prison if he doesn't straighten up.
Turkish: Ali kendini düzeltmezse hapsi boylayacak.
End up in ingilizcede ne demek, End up in nerede nasıl kullanılır?
End : Sonuç. Erek. Son çekit. Kalkmak. Bitim. Son kısım. Uç. Sonuca ulaşmak. Sona erdirmek.
In : Da. İçinde. De. Çok moda olan. İçeriye. İçeri. İçeri doğru yönelen. İçine. Mevsimi gelmiş. Olarak.
End up in court : Mahkemelik olmak.
End up : Nihayet bulmak. Sonuçlanmak. Bitmek. Sonuçta -e varmak. Olup çıkmak. Bağlamak. Boylamak. Son bulmak. Bitirmek. Düşmek.
Up in arm : Silahlanmış. Yasal olarak silahlanmış. İzinli olarak silahlanmış.
Be caught up in : Kendini vermek. Aşırı ilgi duymak. Bir işe takılıp kalmak.
Be up in arms : Ayaklanmak. Ayaklanmış. Küplere binmek. Baş kaldırmak. Öfkelenmek. Ateş püskürmek. Çok sinirlenmek. Öfkelenmiş. Kızmak. Ayaklanmış olmak.
Be up in the clouds : Gerçeklerle ilgisi olmamak. Bulutların üzerinde olmak. Bulutlarda yaşamak.
Be up in the air : Kararlaştırılmamış olmak. Askıda olmak. Karar verilmemiş olmak.
Up in the air : Neticeye bağlanmamış. Sonu henüz belli olmamış. Havada kalmış. Kararlaştırılmamış. Mutluluktan uçan. Karar verilmemiş.
İngilizce End up in Türkçe anlamı, End up in eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak End up in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
End up : Bitmek. Neticelenmek. Bitirmek. Son bulmak. Olup çıkmak. Sonuçta -e varmak. Sonuçlanmak. Nihayet bulmak.
Come down in the world : Feleğin sillesini yemek. Yoksullaşmak. Biri eskiden sahip olduğu para ve prestijini kaybetmek. Eskiyip yıkılmaya yüz tutmak. Hayatta başarısızlığa uğramak. Gerilemek. Attan inip eşeğe binmek. Durumu bozulmak. Daha kötü bir yaşam sürmeye başlamak.
Blow in : İçeri dalmak. İçeri doldurmak (rüzgar). Paldır küldür gelivermek. Çıkıp gelmek. Gelivermek. Çıkagelmek. Habersiz gelmek. Damlamak. Aniden gelmek.
Crashed : İflas etmek. Çarpmak. Gürültü etmek. Davetsiz olarak gitmek. Batmak. Parçalanmak. Kırılmak. Gürültüyle düşmek. Sabahlamak.
Condescends : Lütfetmek. Küçümseme ile davranmak. Tenezzül etmek. Sözde alçakgönüllülük göstermek. Küçümsemek. Tenezzül.
Collapses : Çökmek. Güçten düşmek. Ciğerlerine hava gitmemek. Yıkılmak. Çöküş. Bozulmak. Çökertmek. Çöküntü. Yığılmak.
Crashes : Büyük bir gürültü yapmak. Hızla iflas etmek (işyeri). Kırılma. Gürültüyle çarpmak. Çarpmak. Batmak. Parçalanmak. İflas bayrağını çekmek. Kırılmak. Çarpışmak.
Wind up : Sarmak. Döndürmek. Yumak yapmak. Tasfiye etmek. Tahrik etmek. Son vermek. Kıvırmak. Sarıp sarmalamak. Bitirmek.
Create : Atamak. Oluşturmak. Yaratmak. İcra-i sanat etmek. Yetki vermek. Meydana koymak. Peyda etmek. Meydana getirmek.
Condescend : Tenezzül etmek. Küçümseme ile davranmak. Tenezzül. Havalara girmek. Küçümsemek. Sözde alçakgönüllülük göstermek. Tepeden bakmak. Lütfetmek.
End up in synonyms : fetch up, collapse, collapsing, blow, crumble, come down, condescended, crash, come off.

Bu kısımda End up in kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede End up in ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce End up in anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz End up in ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.