Endpaper türkçesi Endpaper nedir

  • Kitabin iki kapak içi ile boş bırakılan ön ve arka sayfaları.
  • Bir kitap kapağının ön ve arkasına yapıştırılan boş sayfa (kitap kapağını açınca ve kitap bittiğinde kapaktan önceki sayfa).
  • Yan kağıdı.
  • Son sayfa.

Endpaper ingilizcede ne demek, Endpaper nerede nasıl kullanılır?

Endpapers : Bir kitap kapağının ön ve arkasına yapıştırılan boş sayfa (kitap kapağını açınca ve kitap bittiğinde kapaktan önceki sayfa). Son sayfa. Kitabin iki kapak içi ile boş bırakılan ön ve arka sayfaları. Yan kağıdı.

Endpiece : Uçtaki. Uç. Baş.

Endplate : Son plak. Kanat kenar plakası.

Endplates : Son plak. Kanat kenar plakası.

Endpoint : Bir çizginin iki tarafında onun sınırlarını işaret eden nokta (matematik). Enson. Uç nokta. Bitim noktası. Bitiş noktası.

Endpoints : Son noktalar. Bitiş noktaları. Bir çizginin iki tarafında onun sınırlarını işaret eden nokta (matematik).

Endpoint assignment : Bitiş noktası ataması. Bitim noktası ataması.

Endpoint mapper : Bitiş noktası adresleyicisi.

İngilizce Endpaper Türkçe anlamı, Endpaper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Endpaper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abradant : Sürtünmeye yol açan bir madde ile ilgili. Aşındırma özelliğine sahip bir malzeme ile alakalı. Aşındırıcı. Aşındırma özelliğine sahip.

 

Emery : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Aşındırıcı. Zımparalamak. Zımparayla düzeltmek. Zımpara. Utah eyaletinde şehir. Güney dakota eyaletinde şehir.

Emery paper : Zımpara kağıdı.

In writing : Yazı ile. Tahriri. Yazılı. Yazıyla.

Abrasive : Aşındırıcı madde. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Zımparalama malzemesi. Yıpratıcı. Rahatsız edici. Sinirlendirici. Aşındıran. Törpüleyici. Zımpara, elmas tozu gibi, sürtünme yoluyla öğüten, bileyen, temizleyen ya da parlatan özdek. Aşındırıcı.

Endpaper synonyms : abrasive material, endpapers, page to, endleaves, endleaf.

Endpaper zıt anlamlı kelimeler, Endpaper kelime anlamı

Roughen : Pütür pütür olmak. Kabarmak. Pürüzlemek. Kabartmak. Yüzey pürüzlendirmek. Pürüzlendirmek. Pürüzlenmek.