Engineered türkçesi Engineered nedir

Engineered ile ilgili cümleler

English: Opponents say genetically engineered crops can cross-pollinate and damage other crops.
Turkish: Karşıtlar genetik mühendisliği bitkilerin çapraz döllenme yapabileceğini ve diğer bitkilere zarar verebileceğini söylüyorlar.

Engineered ingilizcede ne demek, Engineered nerede nasıl kullanılır?

Engineered capacity : Bir firma veya firma grubunun, işin durdurulması, yavaşlatılması veya onarım gibi aksama veya kesintiler olmaksızın, en etkin, diğer bir deyişle en düşük ortalama maliyetle üretim yapması durumunda üretebileceği mal miktarı. İdeal kapasite.

Engineer corps : İstihkam sınıfı.

Aeronautical engineer : Hava mühendisi. Havacılık mühendisi. Aerodinamik alanında uzman olan mühendis.

Aerospace engineer : Uzay mühendisi.

Agricultural engineer : Tarım mühendisi. Ziraat mühendisi.

Assistant engineer : İkinci çarkçı.

Audio control engineer : Seslendirme, yeniden seslendirme çalışmalarını yöneten kimse; ses takımının başkanı. tv. bir televizyon yayınının ses yayınından sorumlu kimse. Ses başyönetmeni. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Biomedical engineer : Biyomedikal mühendis. Biyomedikal ve biyofiziksel bilimlerle ilgilenen mühendis.

 

Certificated engineer : Yüksek mühendis.

Audio engineer : Ses başyönetmeni. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seslendirme, yeniden seslendirme çalışmalarını yöneten kimse; ses takımının başkanı. tv. bir televizyon yayınının ses yayınından sorumlu kimse.

İngilizce Engineered Türkçe anlamı, Engineered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Engineered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Roughhewn : Kaba ve iri taneli şekilde kesmek. Kaba. Taslanmış. Kabaca yapılmış. Yontulmamış. Kaba yontulmuş. Düzleştirmeden pürüzlü şekilde kesmek.

Concocted : Tertip etmek. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Birbirine karıştırarak hazırlamak. Karıştırmak. Kafadan atmak. Uydurmak. Hazırlamak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Uyduruvermek.

Civil engineer : İnşaat mühendisi.

Come close : Neredeyse veya yaklaşık (bir şeyle) aynı veya benzer olmak. (bir şeyi) neredeyse yapacak olmak. Sokulmak.

Metallurgical engineer : Metalurji mühendisi.

Intended : Planlanmış. Kasti. Müstakbel. İstenilen. Planlanan. Kasıtlı. Kastedilen. Yönelik. Birinin evleneceği kimse.

Prepense : Kasıtlı. Kasti. Taammüdü. Önceden düşünülmüş.

Composes : Yazmak. Bestelemek. Eser yaratmak. Toparlamak. (aralarındaki anlaşmazlıkları) gidermek. Meydana getirmek. Yatıştırmak. Şiir yazmak. Arabuluculuk yapmak.

Collocates : Yan yana yerleştirmek. Dizimlemek. Yanyana koymak. Birlikte bulunmak. Sıralamak. Yan yana koymak. Sıraya koymak.

Mining engineer : Maden mühendisi.

Engineered synonyms : rocket engineer, array, rocket scientist, accomplish, soul, build, builds, aeronautical engineer, contemplated, codify, programmer, computer programmer, intendeds, collates, codifies, compose, person, concoct, marine engineer, appoint, designed, electrical engineer, software engineer, accomplishing, individual, assemble, architect, deliberate, commit, carve out, naval engineer, collocating, mechanical engineer.