Prepense türkçesi Prepense nedir

Prepense ingilizcede ne demek, Prepense nerede nasıl kullanılır?

Malice prepense : Taammüd. Taammüt. Kasıt.

Of malice prepense : Taammüden. Kasıtlı olarak. Kasten.

With malice prepense : Kasıtlı. Kasıtlı olarak. Taammüden. Kasten.

Prepensely : Taammüden. Tasarlayarak. Bile bile. Kasten. Kasıtlı olarak. Mahsus. Bilerek.

Preperatory education : Hazırlık eğitimi. Görevlilere üstlenecekleri görev, yetki ve sorumluluklar üzerine gerekli bilgi, beceri ve davranışları kazandırmayı amaçlayan görev öncesi eğitim türü.

Prepackaging : Hazır ambalajlama. Önceden paketlemek.

Prepackaged : Hazır ambalajlı. Önceden paketlemek. Önceden paketlenmiş.

Prepackage : Ön ambalaj. Önceden paketlemek.

Prepackages : Önceden paketlemek. Ön ambalaj.

Prepacking : Ön paketleme. Önceden paketlemek. Ön ambalajlama.

İngilizce Prepense Türkçe anlamı, Prepense eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prepense ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conscious : Ayık. Bilincinde. Bilinçli. Şuuru yerinde. Kendinde. Uyanık. Stanislavski oyunculuk dizgesinde insanın kendi tarafından denetlenebilir yanı. İnançlı. Bilinç.

Absent : Devamsız. Namevcut. İlgisiz. Dalgın. Bulunmayan. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Eksik. Yok (mevcut olmama). Yok. Gaip.

 

Wilful : Direngen. Bildiğini okuyan. Gönüllü. Çok bencil bir şekilde inatçı. İnatçı. Taammüden. Düşüncesinde inat eden. Bile bile. Mahsus yapılan.

Present : Şu anki. Halihazır. Şimdiki. Tanıtmak. Armağan. Vermek. Tanıştırmak. Göstermek. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Bugünkü.

Immanency : Her yerde bulunma.

Ubiety : Mevki. Yer.

Existence : Mevcudiyet. Yaşayış biçimi. Varlık. Olma. Vücut. Durmuş. Varoluş. Var oluş. Yaşam. Varoluşçuluk.

Ambling : Yavaş yavaş dolaşma. Rahvan gitmek. Boyunca yürümek. Rahat rahat yürümek. Salyangoz gibi yavaş olan. Sallana sallana yürümek. Kenarında gezinmek. Yavaş yavaş dolaşmak. Salınarak yürümek.

Front : Öndeki. Maske. Önünde bulunmak. -in karşısında olmak. Cephelenmek. Tiyatro, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Sahnenin seyirciye açılan yanı, cephe. Cephe. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Cüret.

Projected : Yansıtmak. Öngörülmüş. Planlanmış. Çıkık olmak. Planlamak. Çıkıntı oluşturmak. Fırlatmak. Pörtlek. İz düşürmek.

Prepense synonyms : hereness, beingness, studious, intentional, purposeful, proximity, ubiquitousness, conceived, thereness, meaning, engineered, inherency, roughhewn, immanence, being, aforethought, studied, ubiquity, designedly, deliberates, willful, felonious, intended, planned, shadow, deliberate, designed, omnipresence, contemplated, deliberated, malicious, occurrence, inherence.

 

Prepense zıt anlamlı kelimeler, Prepense kelime anlamı

Absent : Yok. Dalgın. İlgisiz. Devamsız. Gaip. Namevcut. Yoklamada bulunmayan. Bulunmamak. Bulunmayan. Yok (mevcut olmama).

Thereness : Orada olma.

Nonbeing : Var olmama. Hiçlik. Olmama. Var olmayan bir şey.

Prepense antonyms : absence, present, nonexistence.

Prepense ingilizce tanımı, definition of Prepense

Prepense kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Devised, contrived, or planned beforehand. To weigh or consider beforehand. Preconceived. Aforethought. Usually placed after the word it qualifies. To premeditate. As, malice prepense. Premeditated. To deliberate beforehand.