Engrosses türkçesi Engrosses nedir

  • Dikkatini vermek.
  • Dalmak.
  • Hazırlamak.
  • Yazmak.
  • Zaptetmek.
  • (bir işle) meşgul olmak.
  • Meşgul etmek.
  • İşgal etmek.
  • Resmi dille yazmak.
  • Tekeline almak.
  • Çekmek.
  • Temize çekmek.
  • Cezbetmek.
  • (dikkat veya zamanını) işgal etmek.

Engrosses ingilizcede ne demek, Engrosses nerede nasıl kullanılır?

Engrossed : Kendini vermiş. Meşgul. Düşünceye dalmış. Dalmış. Kaptırmış. Dalgın.

Engrossement : Yargı belgesi.

Engrosser : İri yazı ile kopya eden. İşgal eden. Spekülatör. İstifçi. Yazıyı temize çeken. Vurguncu. Bir dökümanı büyük açık ve anlaşılır harflerle veya resmi bir stilde kopyalayan kimse. Piyasadaki malı kapatan ve istif eden. Zapteden. Tutan.

Engrossers : Tutan. Vurguncu. İstifçi. İri yazı ile kopya eden. Piyasadaki malı kapatan ve istif eden. Bir monopol yaratmak amacıyla satılan tüm malları satın alan kimse. Spekülatör. Zapteden. İşgal eden. Yazıyı temize çeken.

Be engrossed in : Kendini kaptırmak. Dalıp gitmek. İle meşgul. Dalmak.

Engrossing : İstifçilik. Düşündürücü. İlginç. Çok sürükleyici (roman veya film vb). Çekici. Merak uyandıran. Çok ilginç. Zihni kurcalayan. Uzunlamasına. Sürükleyici.

Greengrocer : Manav. Sebzeci.

Greengrocers : Manav. Sebzeci.

Engrossment : Tümünü ele geçirme. İşgal. Piyasayı tekeline alma. Bir malın tamamını ele geçirme. Meşguliyet. Dalma. Stoklama. Temize çekilmiş belge. Meşgul olma.

 

Engrossingly : İlgi çekici bir tarzda. Enteresan bir şekilde. Sürükleyici bir halde. Uzunlamasına bir şekilde. Çok ilginç olarak. İlginç bir tarzda.

İngilizce Engrosses Türkçe anlamı, Engrosses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Engrosses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allures : Aklını başından almak (argo terim). Albeni. Aklını başından almak. Aklını çelmek. Çekme. Baştan çıkarmak. Ayartmak. Çekici.

Drawing up : Ayarlamak. Durdurmak (araba, at vb.). Yığılmak. Dik tutmak. Yetişmek. Durmak. Dizmek. Düzenlemek. Dikleştirmek.

Breaks : Patlamak. Yenmek. Parçalanmak. Kırmak. Koparmak. Molalar. Bozmak. Batırmak. Çiğnemek. Kaçmak.

Abidden : Katlanmak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Baki kalmak. Beklemek. Durmak. Sadık kalmak. Dayanmak. İkamet etmek. Uymak.

Zero in on : Amaçlamak. (silahları) hedef üzerine çevirmek. Bütün gayretini tek noktaya toplamak. Yoğunlaşmak. Hedeflemek.

Occupies : Tutmak. Zapt etmek. Bulunmak (belirli bir yerde). İşgal etmek (yer). Yatmak (yatakta). Oturmak. Almak (zamanını). Zaman almak. Almak (zaman).

Appeal : Başvuruda bulunmak. İlgisini çekmek. Çağrı. Üstyargı yolu. Yalvarma. Sarmak. Temyize gitmek. Sıçramaya girerken atılım hareketi. Yalvarmak. Karşıtlama.

Coach : Antrenör. Çalıştırmak. Koçluk yapmak. -e özel ders vermek. Yolcu vagonu. Özel öğretmen. Yolcu otobüsü. Otobüs. Fayton. Araba ile gezmek.

Composes : Yaratmak. Oluşturmak. Yatıştırmak. Arabuluculuk yapmak. (aralarındaki anlaşmazlıkları) gidermek. Meydana getirmek. Bileştirmek. Düzenlemek. Toparlamak.

 

Pay attentions : Dikkat etmek. Kulak vermek. İlgilenmek. Aldırmak. Mühimsemek. Aldırış etmek.

Engrosses synonyms : pay attention to, break, accustoms, clerking, abides, monopolise, captivated, commit to writing, bewitch, abided, attract, keep occupied, compose, break into, monopolising, drew, monopolized, attend, keep busy, prepossess, abide, captivates, clerk, attended, occupate, draw up, bounces, occupying, busy with, bridle, captive, confecting, written.

Engrosses zıt anlamlı kelimeler, Engrosses kelime anlamı

Inattentive : Dikkatsiz. Dikkat etmeyen. Bakar kör. İtinasız. Özensiz. Önemsemez. İhmalci. Dalgın. Gafil. İhmalkar.

Spoken : Konuşma. Konuşan. Sözlü. Konuşulan.