Enshrouds türkçesi Enshrouds nedir

Enshrouds ingilizcede ne demek, Enshrouds nerede nasıl kullanılır?

Enshroud : Örtmek. Kefene sarmak. Kefenlemek. Gizlemek.

Enshrouded : Örtmek. Gizlemek. Gizlenmiş. Örterek gizlenmiş. Kefene sarmak. Örtülmüş. Kefenlenmiş.

Enshrouding : Kefenleme. Gizleme. Örtmek. Kefene sarmak. Örtme. Örterek gizleme. Gizlemek.

Enshrine : Saklamak. Mabede koymak. Kutsal olarak kabul etmek. Yüceltmek. Kutsal kabul etmek. Kutsal bir yere koymak.

Enshrined : Kutsal bir yerde saklanan. Kutsanmış. Bir tapınağın içine veya bir tapınağın içinde imiş gibi yerleştirilmiş. Kutsal olarak kabul edilen. Kutsal. Kutsallaştırılmış.

Enshrining : Kutsal eşya sandığına koyma. Saklamak. Türbeye veya takdis olunmuş yere koyma. Mukaddes tutma. Kutsal bir yere koymak. Bir azizin kabrine koyma. Tapınakta muhafaza etme. Kutsal kabul etmek.

Be enshrined in : Bir şeyin içinde çok saygın bir yeri olmak.

Enshrinements : Kutsallaştırma. Bir azizin kabrine koyma. Mukaddes tutma. Bir tapınağa koyma işlemi. Tapınakta muhafaza etme. Türbeye koyma. Kutsal eşya sandığına koyma.

Enshrined tenet : Kutsal prensip. Kutsal ilke.

Enshrinement : Bir azizin kabrine koyma. Kutsallaştırma. Kutsal eşya sandığına koyma. Bir tapınağa koyma işlemi. Türbeye koyma. Mukaddes tutma. Tapınakta muhafaza etme.

 

İngilizce Enshrouds Türkçe anlamı, Enshrouds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enshrouds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bottle up : İçine atmak. Sıkıştırmak. Bastırmak. Dışa vurmamak. Frenlemek. Kendini tutmak. Dışarıya vurmamak. Kuşatmak.

Blanket : Engel olmak. Kapsamak. Sınırsız. Üretken bölge. Bütün olasılıkları içeren. Reaktör kalbinin çevresine ya da içine yerleştirilen ve zincir tepkimesi yapabilen unsurlardan oluşan kapalı bölge. Susturmak. Battaniyeye sarmak. Battaniye ile zıplatmak.

Enshrouded : Örtülmüş. Örterek gizlenmiş. Gizlenmiş. Kefenlenmiş.

Belie : Yalancı çıkarmak. Çelişmek. Yanıltmak. Ters düşmek. Gerçek olduğunu gizlemek. Yalanlamak. Maskelemek. Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi).

Canopy : Gölgelemek. Kubbe. Paraşüt. Baldaken. Kaplamak. Gölgelik. Sayvan. Kanopi. Saçak. Örtü.

Canopies : Tente. Saçak. Gölgelik. Baldaken. Paraşüt. Gölgelemek. Sayvan. Gök kubbe. Kaplamak. Kanopi.

Enclose : Çit ile çevirmek. Çevrelemek. Eklemek. Kapatmak. Çevirmek. Hapsetmek. Koymak (bir mektupla aynı zarf içine). Kapsamak. Çevresini sarmak.

Canopied : Gölgelemek. Kaplamak.

Shroud : Kefen. Örtülmek. Kaplamak. Tabut örtüsü. Korumaya almak. Örtü.

Blanketed : Üzeri örtülmüş. Kaplanmış. Örtbas etmek. Battaniyeye sarmak. Üzerine battaniye örtülmüş. Kapsamak. Battaniye ile örtmek. Battaniye ile zıplatmak. Engel olmak.

Enshrouds synonyms : bosoming, bespreads, bespread, wrap, cap, capping, carpet, envelop, caches, enwrap, blankets, shrouding, bosoms, camouflage, cover, bespreading, hide, enshrouding, caching, belied, cached, canopying, buries, cache, bosom, bosomed, enfold, belies, bury, enshroud, caps, blot out.