Enter a plea türkçesi Enter a plea nedir

  • İtirazda bulunmak.
  • İtiraz etmek.
  • Bir mahkeme salonunda bir savunma argümanını sunmak.
  • Savunma delili sunmak.

Enter a plea ingilizcede ne demek, Enter a plea nerede nasıl kullanılır?

Enter : Deftere yazmak. İçeriye girmek. Üyesi olmak. Geçirmek. Girmek. İçeri girmek. Yazmak. Sınava girmek. Katılmak. Sokmak.

A : İngiliz alfabesinin birinci harfi. Amperin simgesi. Miktar belirtir. Pek iyi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Atom ağırlığı. Bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Herhangi bir. En yüksek not.

Plea : İtiraz. Savunma. Müdafaa. Dava. Savu. Bahane. Mazeret. Rica. Özür. Talep.

Enter a boy at a school : Bir çocuğu okula kaydettirmek. Bir çocuğu okula kaydetmek.

Enter a business : Bir işe girmek.

Enter a protest : Şikayet etmek. Şikayette bulunmak. Protesto etmek. Protesto çekmek. Yakınmak.

Enter a profession : Mesleğe girmek. Bir meslek edinmek.

Enter a hospital : Hastaneye yatmak.

Enter a caveat : İşlemlerin durdurulması için bir ikaz veya ihtar kayda geçirmek (hukuk terimi). Bir ihtar notu kayda geçirmek. İşlemlerin askıya alınması için ihtar çekmek.

Enter a new year : Yeni bir yıla girmek.

İngilizce Enter a plea Türkçe anlamı, Enter a plea eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enter a plea ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Buck : Sıçramak. Sıçrayıp binicisini düşürmek. İtaatsizlik etmek. Erkek kızılderili. Papel. Antilop, tavşan, geyik gibi bazı hayvanların yetişkin erkeklerine verilen ad. atlarda yukarıya doğru sıçrama. Kütüklere ayırmak. Canlandırmak. Bak.

Contravene : Reddetmek. Başkaldırmak. Karşı çıkmak. Uymamak. Çatışmak. Aykırı davranmak. İhlal etmek. Karşı gelmek. Çiğnemek.

Arguing : Tartışmak. İddia etmek. Kandırmak. Münakaşa etmek. İspatı olmak. İkna etmek. Karşı gelmek. Görüşmek.

Blow the whistle on : İhbar etmek. Kesmek. İlan etmek. Ele vermek. Herkese duyurmak. Sona erdirmek. Islıklamak. Durdurmak.

Argued : Karşı gelmek. Savunmak. İspatı olmak. İddia etmek. Görüşmek. Tartışmak. Göstergesi olmak. Münakaşa etmek. Belli etmek.

Contests : Yarışmak. Çekişmek. Karşı koymak. Rekabet etmek.

Contested : Karşı koymak. Tartışmaya açık. Anlaşmazlığı olan. Davalı. Çekişmek. Yarışmak. Rekabet etmek.

Challenges : Hiçe saymak. Düelloya davet etmek. Boy ölçüşmek. Meydan okumak. Tartışmak (doğruluğunu). Havlamaya başlamak. Reddetmek (hakim veya jüriyi). Zorluklar. Kafa tutmak (argo terim).

Argue : Savunmak. Tartışmak. Kandırmak. Göstergesi olmak. Münakaşa etmek. Becelleşmek. İspatı olmak. Kanıtlamaya çalışmak. İleri sürmek. Çekişmek.

Enter a plea synonyms : raise an objection to, challenge, raise an objection, make an objection to, contesting, contest, argue against something, argues, argue against, challenged.