Environment study türkçesi Environment study nedir

  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Bir öğrencinin ya da bir öğrenci kümesinin kendilerini kuşatan doğal ve toplumsal çevreyi incelemeleri, çözümlemeleri işi. çevrebilim araştırmalarına verilen ad.
  • Çevre incelemesi.

Environment study ingilizcede ne demek, Environment study nerede nasıl kullanılır?

Environment : Bir organizmanın veya bir parçasının üzerinde etki yapan dış etkenler topluluğu. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Vasat. Etraf. Ayırıcı toplumsal özellikleri bulunan ve bireyleri kuşatarak biçimlenmelerinde köklü bir üstlencesi bulunan ekinsel ya da yersel alan. Bir tortulanma yerinde, etkiyen koşulların ve güçlerin topluluğu. Ortam. Çevre. Civar. Muhit.

Study : Herhangi bir iş, sanat ya da meslek için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışma. Gözetmek. Eğitimini görmek. Okumak. İrdelemek. Tahsil etmek. Çalışmak (ders). Çalışmak. Belli gözlemleme, çözümleme araç ve işlemlerine başvurarak olayları bilimsel olarak gözden geçirme. Çabalamak.

Environment friendly : Çevre dostu. Çevreye zarar vermeyen.

Environment law : Çevre tüzesi. Çevrenin korunması ve çevre niteliklerinin bozulmasına yol açanların ödence yaptırımlarına çarptırılması için, kişiler arasında, kişilerle devlet ve devletler arasında ortaya çıkan anlaşmazlıkların çözümünü, alınacak önlemlerin uygulanmasını sağlayacak yaptırımların saptanmasını konu edinen tüzebilim dalı.

 

Environment minister : Çevre bakanı. Milli çevre konularından sorumlu olan devlet bakanı.

Environment of folklore : Belli bir yere ilişkin halkbilim olay ve ürünleri. Halkbilimsel çevre.

İngilizce Environment study Türkçe anlamı, Environment study eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Environment study ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi. A priyori bilgi.

Abstract reasoning : Soyut usavurma. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme.

Abulia : İstem yitimi. Abuli. İstenç yitimi. Kayıtsızlık. İrade kaybı. Abulya. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İrade yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı.

Academic year : İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Öğretim yılı. Ders yılı. Eğitim öğretim yılı. Akademik yıl.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

 

Achromatopsia : Akromatopsi. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Renk körlüğü.

Accustoming : Yetiştirim. Ülfet. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Ünsiyet. Alıştırmak.

Achievement tests : Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri.

Academic intelligence : Akademik zeka. Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka.

Environment study synonyms : ability group, active school, academic preparation, abstract intelligence, academy, achievement age.